Edirne’den Selam

“Bir payitaht daima payitahttır.” Benim okumalara doyamadığım en kıymetli yazarım Ahmet Hamdi Tanpınar, böyle söylemiş. Bu veciz sözü Beş Şehir adlı kitabında Konya’yı anlatırken kullanmış. Tanpınar, Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul’u anlattığı deneme türündeki klasik eserinde tamı tamına şöyle yazmış: “Bir payitaht (başkent) daima payitahttır (başkenttir). Ne kadar susturulursa susturulsun yine konuşur.”

Minarede Hayalet Var!

Gurbetçi vatandaş, Hollanda’da yaşıyor. Adı, Ali Yağcı. Kırk yıl önceden tanıyorum. Karaman’ın nezaketli ve meraklı gençlerinden biri olarak hatırlıyorum. Daha sonra yurtdışına gitmiş. Birkaç yıl önce karşılaştık. Kendini geliştirmiş, hobiler edinmiş. Mayası ve kültürü sağlam olduğu için yıllar ona değer katmış. Yine nezaketli, yine saygılı, yine meraklı ve Karaman sevdalısı…

İyi ki Kitaplar Çığlık Atmıyor

Okuduğum kitaplara, bir kuyumcu ustasının değerli mücevhere gösterdiği özeni gösterenlerden değilim. Belki kasabın kestiği hayvanın her parçasını değerlendirdiği gibi ben de okuduğum kitaplara aynı işlemi uygularım. Kitapların çığlık atma yetenekleri olsa, oturduğum semtin sakinleri beni Ankara’da işlenen cinayetlerin tek ve gerçek müsebbibi olarak, tereddüt etmeden, içlerinde şüpheye yer bırakmadan polise ihbar ederlerdi. Öyle ki teşhis etmeye bile gerek duymazlardı. Hatta seri cinayetler işleyen bir katil olarak anlatmaktan çekinmezler, katilin ben olduğum konusunda anlaşırlardı.