Karaman “On Bir Şehrimiz” adlı seyahatnâmede yer aldı.
Edebiyat tutkunları, özellikle edebi dergi meraklılarının bildiği bir isim Mehmet Kâmil Berse. “Şehir ve Kültür” adlı aylık kültür, edebiyat, dil, sanat ve tanıtım dergisinin sahibi ve yayın yönetmeni.
Benim severek takip ettiğim, arada bir yazılarımın çıktığı uzun soluklu bir dergi Kültür ve Sanat. 123. sayısı piyasada. Berse’nin şehirlerimiz ve kültürlerimiz ile medeniyetler üzerine çok çalışmaları var. Verimli bir yazar. Kitapları: Meraklısına İstanbul Seyahatnamesi, İstanbul Şehrengizi, İsmail Bey Gaspıralı Dünyası, Kırım Bizim Meselemiz, Dört Kıta Üç Okyanus, Cengiz Dağcı, Üç Çelebinin Hikayesi, Fatih Süleymaniye Ulema Semtleri, İstanbul’a Metafizik Bir Yolculuk (Roman), Şehirler, Kültürler, Medeniyetler.
Mehmet Kâmil Berse’nin Şehir ve Kültür’deki yazılarını kaçırmam. Bir İstanbul beyefendisi ve dili de naif. Sayın Berse’nin son kitabı “On Bir Şehrimiz” başlığıyla bir seyahatnâme. Bu kitapta gezip gördüğü ve etkilendiği on bir şehri anlatmış.
Kitabı piyasada ve internette bulamadım. Sayın Berse’den istedim. Hemen kargoya vermişler. İmzalayıp gönderdiği kitap ertesi gün elimdeydi. Geldiği gün okuyup bitirdim.
Kitapta her şehir bir bölüm olarak yer almış. Birinci bölüm, Sivas’a ayrılmış. “Sultanların Şehri Sivas” başlıklı Birinci Bölü’mde sırasıyla:
-Gökmedrese,
-Şemseddin Ahmet Sivasî,
-Buruciye Medresesi,
-Sivas Mektebi Sultanisi,
-Ulu Cami,
-Ehramcızade İsmail Hakkı Efendi,
-Sivas’ın kültürel yapısı anlatılmış.
İkinci Bölüm’de Karaman var. Yazar bu bölümün başlığını “4500 Yıllık Medeniyet Türküsü: Karaman” koymuş. Başlık altında;
-Karaman Yunus’u da Bağrına Basmış,
-Karaman’ın Koyunu,
-Bekir Sıtkı Erdoğan konuları ele alınmış.
Mehmet Kâmil Berse’nin kitabında yer alan diğer şehirler sırasıyla şöyle:
-Huzurun, Aşkın ve Güllerin Şehri: Konya,
-Anadolu’nun Ortasında Bir İstanbul Kasabası: Osmancık,
-Destanlar Yaratan Şehir: Kahramanmaraş,
-Torosların Akdeniz’le Kucaklaştığı Şehir: Mersin,
-Şairler Şehri: Edirne,
-“Olmayasın Şu Beş Beldenin Birinden: İlle de: Gürün’den”: Gürün,
-Dünyanın En Eski Şehrinde: Gaziantep,
-Misya’dan Balıkesir’e: Balıkesir,
-Ezelden Marka Şehir: Şanlıurfa.
Kitap 176 sayfa. Karaman’a 15 sayfa ayrılmış. Kitapta her bölüm için bir karekod var. O şehrin bir türküsüne yer verilmiş. Karaman için seçilen türkü, Erol Köker’den “Gezdim Karaman’ı, Gördüm Konya’yı” adlı parça olmuş.
Başlıktaki “Linga linga lingabak” bu türkünün nakaratı. Linga atın eşkin yürüyüşüne verilen isimmiş. Lingabak ne demek öğrenemedim. Kafiye olsun diye söylenmiş bir kelime olabilir mi?
Mehmet Kâmil Berse, Karaman’ı Kâmil Uğurlu’nun belediye başkanlığı döneminde ziyaret etmiş. Kâmil beyle dostluğunu biliyorum. Kâmil Uğurlu’nun şiirleri o derginin zenginliği. Güzel adamlar, şehrine güzel adamları davet eder. Yazarlar, gezip gördükleri şehirleri unutmazlar. Mutlaka eserlerinde o şehrin izlerine dair cümlelere yer verirler.
Berse’nin “On Bir Şehrimiz” kitabında Karaman’a dair bölümün ilk cümlesi:
“Karaman bir tarih şehri… Karaman bir kültür şehri… Hoşgörülü ve sıcakkanlı insanların deyimiyle Torosların avucunda yazıla yazıla, gezile gezile bitmeyen bir şarkı Karaman…”
Yine kitaptan güzel bir anıyı paylaşmak isterim.
“1909 senesinde bir Mevlevî şeyhi Ahmet Remzi Dede Konya ziyareti sırasında bir arkadaşıyla birlikte trenle Karaman’a günübirlik bir seyahat gerçekleştirir.
Karaman, onları hürmetle karşılar ve ağırlar. Karaman’da Mevlâna’nın annesi Mümine Hatun’un türbesini, Yunus Emre’nin mezarını ve tekkesini ziyaret edip Kadirî dergâhında semaya katılmışlar.
Karaman nağmesi ahengine mest olmuş. Sonra leziz Karaman mutfağından yemekler yenmiş. O zamanın ahvalinde kırık dökük bir faytonla tarihi mekanları gezmiş ve akşam treni ile dönmüş.
Bir gün süren bu Karaman seyahatini 84 beyitle “Bir Günlük Karaman Seyahatnâmesi” eseri ile ölümsüzleştirmiş. Ahmet Remzi Dede şu beyitle noktalıyor seyahatnâmeyi:
“Sonra noksanını ikmal ederek nazmımızın Hazreti mürşide takdime heveskâr olduk.”
Sayın Berse, Karaman’da iki gün kalmış. Bu iki günü anlatırken, “Karaman’ın havasını, yemeklerini, tarihten kalan mekanlarını, hasılı sıcakkanlı, hoşgörülü insanlarını, başarılı ve insancıl, aynı zamanda edebî kişilikleri olan şehir yöneticilerini tanıma fırsatı buldum” diye yazmış.
Kitapta ilginç bilgiler ve izlenimler var. Niyazî Mısrî’nin hocası Ümmî Sinan’ın Karamanlı olduğunu da Sayın Berse’den öğrendim. Okunmayı bekleyen kitaplar arasında Ümmî Sinan’ın “İlahiler ve Kutbü’l – Maani – Manaların Zirvesi” de var. Kaynak belirtilseymiş keşke. “On Bir Şehrimiz” kitabı önümüzdeki günlerde yeniden basılacak. Meraklılar ve şehir sevdalıları için öneririm.
Bir şehrin mayasını yazarlar ve düşünürler yoğurur. Başka türlü çabalar havai fişek gibi, gürültüyle patlayıp söner. Kalıcı olan, güneş gibi, yıldızlar gibi parlayanlar yazarların yazıp çizdikleridir. Yıllar önce, Belediye Başkanı Kâmil Uğurlu’nun davet edip iki gün şehri gezdirdiği Mehmet Kâmil Berse, Karaman’ı on bir şehrin ikinci sırasına koymuş. Artık böyle davetler yok, yöneticiler bu işlerden ellerini ayaklarını çekmiş olmalılar. “Biz bize yeteriz” mantığı. Karaman’ı, Konya Karaman olarak yaşatmaya devam.
AHMET TEK