Karaman’ın Anıt Ağaçları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 7 Kasım 2019’da yayınlanan bir genelge ile 11 Kasım’ı “Milli Ağaçlandırma Günü” ilan etti.
Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi, Milli Ağaçlandırma Günü’nde her ilde Türkiye Yüzyılı logosunun yer aldığı ağaç desenleri oluşturulacağını açıkladı.

Orman Genel Müdürlüğü 4’ncüsü yapılacak olan Milli Ağaçlandırma Günü’nde “Türkiye Yüzyılına Nefes Olmaya Hazırız” sloganı ile Türkiye genelinde 1.023 noktada fidanları toprakla buluşturmaya hazır olduğunu duyurdu.

Karaman Valiliği’nden ise bugüne kadar konuya ilişkin bilgilendirme yapılmadı.

Aşağıda okuyacağınız yazıyı iki hafta önce yazdım; Milli Ağaçlandırma Günü için beklettim. Herkes ağaç dikmek için seferber olurken, konuyu farklı açıdan ele almak istedim.

Yerel Haberle Gelen İlham

“Bir gün bir haber okudum, bu yazı doğdu.” Orhan Pamuk’un “Yeni Hayat” romanındaki “Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti” cümlesine benzedi. Gerçekten öyle oldu. Bu yazıyı bir yerel haber doğurdu.

Karaman’da bir haber sitesinde okuduğum haber şöyleydi:

“Karaman’da Aktekke Camisi avlusunda bulunan dev çınar ağacı ‘anıt ağaç’ olarak tescillendi.

Karaman Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Aktekke Camisi yanında bulunan yaklaşık 348 yaşında olduğu tahmin edilen genişliği ve yüksekliği ile tarihi dönemlere tanıklık eden çınar ağacını tescilleyerek ‘anıt ağaç’ olarak koruma altına aldı.

Karaman’da kent merkezinde bulunan ve anıt niteliği taşıyan ağaçların tescil işlemlerinin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından devam ettiği öğrenildi.”

Haberin eksik, daha fenası hatalı olduğunu fark etmem için ilk cümle yeterliydi. Aktekke’nin tarihi çınarı anıt ağaç olarak tescil edilmişti ama yeni değil; 29 yıl önce. Aktekke’nin çınarı 7 Nisan 1993’te anıt ağaç olarak tescil edilmişti. Bir yanlış bilgi ise anıt ağaç tescilinin Karaman Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yapıldığına ilişkin cümleydi. Tescil işleminin il müdürlüğüyle herhangi bir ilgisi yok. Ayrıca öyle bir müdürlük de yok. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü var. Tarihi çınarın türü var; Doğu çınarı.

Bu haber üzerine “Karaman’daki anıt ağaçları yazmak boyun borcum oldu” düşüncesiyle işe koyuldum. İyi ki anıt ağaçların peşine düşmüşüm. Öyle güzel bilgilere ulaştım ki! Bir bölümünü paylaşmak isterim.

Hazine Değerindeki Kitap

Anıt ağaçlar konusu daha önce de gündemimdeydi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, geçen yıl “Tabiatın Sessiz Tanıkları Anıt Ağaçlar” adıyla bir prestij kitap yayınladı. Basında kitaba ilişkin çok güzel eleştiriler yer aldı. En çok merak ettiğim, bu kitapta Karaman’dan bir anıt ağacın yer alıp almadığıydı.

Kitabı piyasadan temin etmek mümkün değildi. Çünkü satılmak için yayınlanmamış, bakanlık basın toplantısıyla tanıtımını yaptığı kitabı, uygun gördüğü kişi ve kurumlara hediye olarak dağıtmıştı.

Aklıma ilk gelen isim eski belediye başkanımız Ertuğrul Çalışkan oldu. Kitaptan söz ettim, benim için çok önemli olduğunu belirttim. Birkaç gün sonra kitap elimdeydi. Yanında birbirinden kıymetli başka eserlerin oluşu sevincimi bine katladı.

Karaman Yok!

Kitap gerçekten bir hazineydi. 10 bin ağaçtan oluşan, muazzam bir tarih, kültür ve doğa hazinesi… Maalesef Karaman’a ait tek satır, tek fotoğraf yoktu. Çok üzüldüm. Isparta ve Düzce’den 5’er, Muğla’dan 6 anıt ağaç yer alırken Karaman es geçilmiş. Aksaray’ın anıt ağacı var, bizim yok! Sebebini tahmin ediyorum ama yazmak istemiyorum.

Valilik mi olur, belediye mi olur, başka kuruluş mu olur, ellerini çabuk tutup, Karaman’ın anıt ağaçlarını kitaplaştırabilirler. Karaman Sanayi ve Ticaret Odası’nın elinin uzandığı bir işi görmedim, duymadım. Keşke Karaman’ın anıt ağaçları çalışmasını Sanayi ve Ticaret Odası üstlense. İsim babalığı benden; Anıt Ağaçlarla Karaman’da Dört Mevsim. Metinlerini de gönüllü yazarım. Karaman’da şehir kitapları sayısı maalesef çok az. Türkçenin başkentliğiyle kitabın azlığı çelişki yaratıyormuş, varsın olsun. (Bu durum çok önemli, üniversitede tez konusu olabilir.)

Bakan Murat Kurum, “Anadolu’nun binlerce yıllık tarihini taşıyan bu ağaçları anıtlaştıralım” demiş ve bu muhteşem eser “Tabiatın Sessiz Tanıkları Anıt Ağaçlar” adıyla hazırlanmıştı.

Kitapta çok özel bilgiler de yer alıyor: Ağacın etimolojisi gibi… Orhun Kitabeleri’nde ığaç, Dîvânu Lugâti’t-Türk’te yığaç, günümüze ise ağaç olarak gelmiş. Ağaç yerden göğe doğru ağmaktır, yani her zorluğa göğüs germek, toprağın itmesi ve beslemesi ile ayakta durmak, her güne göre biraz daha yükselmektir. Kökleşmek, yükselmek için yere sağlam basmaktır.

Orman, eski Türkçede “ı” demekti, “gaç” da küçültme eki. Igaç, (ağaç) sözcüğü ormanın küçüğü demektir. Nazım Hikmet’i anmadan geçmek olur mu? “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine.“

Kitabın önsözünü Bakan Murat Kurum yazmış ve merhum şair Cahit Zarifoğlu’nun “Önümüzde bir çınar yükseliyor / Her gece atlılar geliyor ona / Destan söyleşip gidiyorlar” dizelerine yer vermiş. Cahit Zarifoğlu’nun rahmetli ağabeyi Sait Zarifoğlu Ankara’da Orman Bölge Müdürlüğü yaptı. Dağlara ve ağaçlara tutkundu.

En Yaşlı Ağacımız Kaç Yaşında?

Türkiye’de anıt ağaç sayısı 10 bini geçmiş.

-Bu kadar ağaçtan kaç tanesinin Karaman’da olduğuna ilişkin bir tahmininiz var mı?
-Hiç anıt ağaca dokundunuz mu?
-En yaşlı anıt ağacımız kaç yaşında ve nerede? -Karaman merkezde 10 dakikalık bir yürüyüşle kaç anıt ağaç görebilirsiniz?
-Aynı alanda 12 anıt ağaç bulunan yeryüzü cennetinde piknik yaptınız mı, ağaçların gölgesinde oturdunuz mu?

Bu kadar soru yeter. Sizi yormadan yanıtlarını vereyim.

Karaman’da toplam anıt ağaç sayısı 32. İlk anıt ağaçlarımız Çavuşpınar köyü, Pelitözü mevkinde 08.08.1991 tarihinde tescillenmiş. İlki palamut meşesi; 230 yaşında. İkincisi yine aynı mevkide Lübnan meşesi; 300 yaşında. Üçüncü ise yine diğerleriyle komşu, saçlı meşe ve 180 yaşında.

Bir süre sonra, 07.04.1993 tarihinde Karaman merkezde 4 adet ağaç anıt ağaç olarak tescillenmiş. Bunların üçü Doğu çınarı biri ise Lübnan meşesi. “Hiç anıt ağaç görmedim, hiç anıt ağaca dokunmadım” diyorsanız, işte size adres ve ağaçların yaşı:
1- Aktekke Camii avlusu, Doğu çınarı 343 yaşında.
2- Eski Musalla, Doğu çınarı 145 yaşında.
3- Kethane Camii ön bahçesi Doğu çınarı 182 yaşında.
4- Kethane Camii arka bahçesi Lübnan meşesi 185 yaşında.

Kethane Dile Gelse!

Kethane Camii, evimizin bitişiğiydi. Şimdi otopark olarak kullanılan, hazirenin önündeki arsada eski Karaman evlerinin en güzel örneklerinden biri vardı ve o evi 1990’lara kadar kullandık.

Kethane Camii’nin ibadete kapalı olduğu yıllarda (1970 öncesi) ön ve arka bahçe biz çocukların oyun alanıydı. Hazireler arasında oyun oynardık. Mahallenin bizden birkaç yaş büyükleri, arka bahçedeki Lübnan Meşesi’nin ortasına baraka yapmışlardı.

Lübnan meşesindeki baraka uzun süre ergenlerin toplanma yeri oldu. Orada iftar açtıkları bile oldu. Italo Calvino’nun ünlü eseri Ağaca Tüneyen Baron’un kahramanı Casimo Piovasco Di Rando’yu hatırlatan anılar. Casimo, aile bireylerinin davranışları yüzünden kafayı yemek üzeredir. Çareyi ağaca tırmanmakta bulur. Casimo, artık ömrünü ağaçların tepesinde geçirecektir.

Bizim Casimo’ların ağaçta tünemelerinin ömrü ne yazık ki bir mevsimlik oldu. Bir gün, birileri ihbarda bulundu ve Kethane’ye polis ekibi geldi. Ama içlerinden ağaca tırmanıp barakayı yıkacak polis memuru çıkmadı. Barakayı yapan gençlerden birkaçı evlerine haber salınarak çağrıldı. Ağaca onlar tırmandı ve yapmak için günlerce uğraştıkları barakayı birkaç saatte söktüler. O gençlerden biri rahmetli ağabeyim Hüseyin, biri Türkiye’ye akupunkturu tanıtan Dr. Ali Sezen’di. Sağ olanların yaşı 70’ler civarındadır.

Ön bahçedeki Doğu çınarına ise 1970’lerin başında yıldırım isabet etti. Ağacın büyük bölümü parçalandı. Aynı yıllarda Kethane Camii de zarar gördü. Kapısı, iç mekanın ahşapları ve sandukalar kırıldı, rengârenk desenli, hat yazılarıyla süslü, 10 santimden kalın sıvaları söküldü. Cami, içeride ateş yakılması sonucu veya sigara kaynaklı küçük bir yangın tehlikesi de atlattı.

Demek ki, henüz anıt ağaç olmadan, Kethane’nin çınarına ve meşesine sarılmak, ona sırtımızı dayamak nasip olmuş.

Hakkı Teke Diye Bir Adam

Karaman’ın anıt ağaç yolculuğu 1 Mayıs 1995’te Ermenek’e ulaştı. Sipaş Camii ve Değirmenlik Camii önlerindeki 650 yaşındaki Doğu çınarları anıt ağaç olarak tescillendi.

Sonra Zeyve Piknik Alanı keşfedildi (!) Karaman’a Hakkı Teke adlı yaman bir adam vali olarak atandı. Adam hiperaktifti. Hakkında uyku bile uyumadığı söylentileri çıktı. Her işe el atıyor, sonuçlandırmadan bırakmıyordu. Bunlardan biri de Zeyve idi. Karaman, asırlardır kullanılan Zeyve’den, Hakkı Teke sayesinde haberdar oldu. Valilik Zeyve’ye sahip çıktı; yaşları 700-800 arasında değişen 12 adet Doğu çınarı, 2 Temmuz 1999’da anıt ağaç olarak tescillendi.

Anıt ağaç atağının ikincisi ise 23 Ocak 2020’de Fahri Meral’in valiliği döneminde gerçekleştirildi. Karaman merkez Akçaalan köyünde 7, Ermenek’in Çamlıca köyünde bir ağaç, anıt ağaç statüsü kazandı. Fahri Meral’in çabası Hakkı Teke’nin rekoruna yetmedi. Bu ağaçlardan biri Türkiye’nin en yaşlı boylu ardıçlarından; 1925 yaşında. Bölgenin Roma hakimiyetinde olduğu yıllar. M.S. 97. Karamanoğulları’nın bölgeye gelmesine asırlar var. Böyle bir ağacın tescili ancak 2020’de aklımıza gelmiş. Allah’tan yaptırmışız. Karaman’da 1925 yaşında boylu ardıç ağacı bulunduğunu övünerek, gururla söyleyebiliriz. Karaman’ın tanıtımında kullanılacak bir zenginliktir; öyküsüyle ve fotoğraflarıyla.

Vali Fahri Meral’e Teşekkür

Vali Fahri Meral döneminde tescili yapılan anıt ağaçlarımız şöyle:
-Akçaalan köyü boylu ardıç 1925 yaşında.
-Akçaalan köyü boylu ardıç 760 yaşında.
-Akçaalan köyü boylu ardıç 880 yaşında.
-Akçaalan köyü Anadolu palamut meşesi 460 yaşında.
-Akçaalan köyü Anadolu palamut meşesi 300 yaşında.
-Akçaalan köyü Anadolu palamut meşesi 440 yaşında.
-Akçaalan köyü Anadolu palamut meşesi 390 yaşında.
-Ermenek Çamlıca köyü adi ceviz 700 yaşında.

Karaman’da son olarak 18 Mart 2021 tarihinde Yeşildere köyündeki yaşları 180 ve 230 olan 3 adet saçlı meşe, anıt ağaç olarak tescillendi. Övünerek söylemek isterim ki, bu ağaçların tescilinde payım vardır. Yeşildere’nin son Belediye Başkanı İbrahim Koçak ve Karaman eski Belediye Başkanı Ertuğrul Çalışkan’ın emeklerini ve gayretlerini unutmamak gerekir. Yunus Emre Yılı nedeniyle gündeme getirdiğim Yeşildere’deki meşe ağaçlarına TEMA Temsilciliği başta olmak üzere hiçbir kurum ve kişi ilgi göstermedi. Anıt ağaç olarak tescillenen saçlı meşelere ilişkin resmî makamlar açıklama yapmadı, yerel basın ise haber olarak görmedi. Eğer iş sıkı takip edilseydi, bölgede en az 10 ağaç daha anıt ağaç olarak tescillenirdi.

10 Bin Nire, 32 Nire…

Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü’nün resmi internet sitesinde yer alan verilere göre, Karaman’da toplam 169 bin 340 hektar ormanlık alan bulunuyor. Bu alanlardan 121 bin 360 hektarı bozuk orman, 47 bin 959 hektarı normal orman olarak yer alıyor.

Bu kadar geniş ormanlık alana sahip Karaman’da sadece 32 anıt ağaç olmasını yeterli görebilir miyiz? Elbette hayır. Anıt ağaç sayımız birkaç yüzü geçmeli. Anıt ağaç konusunda gayretli ve takipçi olmalıyız. “Meyvesini yemediğim, gölgesinde oturmadığım ağaçtan bana ne” diyen arsızlardan Allah’a sığınırım.

Karaman’da anıt ağaçlara ilişkin bilgilerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nde görevli İmar Müdüründe olduğunu öğrendim. Ağacı sevmeyen, ağaç dikmeyen, ağacı korumayan kişinin kalbinde insan sevgisi de vatan sevgisi de yoktur.

Not 1- Eski Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdür Yardımcısı hemşehrimiz Orman Mühendisi Mustafa Akıncıoğlu’na katkıları nedeniyle teşekkür ederim.

Not 2- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, anıt ağaçların tespiti, tescilli, bakımı ve korunması çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla anıt ağaçlar için tanıtım tabelaları yaptırılıyor. Karaman’daki anıt ağaçlara da bu kapsamda tanıtım tabelaları konuldu.
Not 3- Güfte ve bestesi Yusuf Nakkesen’e ait Hicâz makâmındaki “Gölgesinde mevsimler boyu oturduğumuz” adlı şarkı eşliğinde okuyabilirsiniz. (Sanatçı: Güzide Kasacı)