Karaman’daysanız Sakın Kaçırmayın!

Çiçek ve bahar, kar ve kış, gül ve bülbül, ay ve yıldız, güneş ve deniz, dağ ve bulut, kaş ve göz, kuru fasulye ve pilav, tahin ve pekmez, kavun ve peynir, hıyar ve tuz, kitap ve kahve, simit ve çay, sucuk ve yumurta, bal ve kaymak, fındık ve fıstık, sinema ve patlamış mısır, nane ve limon, yatak ve yorgan…

Birbirini tamamlayan, birbirine yakışan şeylerin listesini uzatmak mümkün. Hepimizin zihninde buna benzer eşleştirmeler olur. Bu konuda öyle ileri gidenlerle karşılaştım ki, izlediği dizilerdeki kişileri bile ‘birbirlerine yakışıyor, yakışmıyor’ diye sınıflandırıyordu.

Şiirle fotoğrafın birbirine bu denli yakıştığını, birbirini bu denli tamamladığını bana gösteren olay, Gazi Kültür Sanat Merkezinde açılan bir sergi oldu. Türkiye’de bir başka yerde örneği varsa da ben görmedim. Bekir Sıtkı Erdoğan’ın şiirleri ile Larende Fotoğraf Derneği üyesi fotoğraf sanatçılarının çektiği kareler bütünleşmiş. Sosyal medyada örneğini çokça gördüğümüz kolaj yönteminin bir sergiyle sunumu düşüncesine hayran kaldım. Sergiyi gezerseniz, bana hak vereceksiniz, “Şiir ve fotoğraf birbirine bu kadar mı yakışırmış!” diyeceğinize de eminim.

Larende Fotoğraf Derneği sanatçıları ile Mayıs’ta, Dil Bayramı etkinlikleri kapsamında açılan Hatuniye Medresesi’ndeki bir sergi vesilesiyle tanıştım. Onları tanımaktan gurur duydum. Fotoğrafların her birini hayranlıkla seyrettim. Çekimler ve seçilen konular olağanüstüydü.

Fotoğraf sanatçıları, serginin ziyaretçi sayısının azlığından yakınmışlardı. Haklıydılar. O günlerde birçok güzel etkinlik olmasına rağmen “Dil Bayramı törenleri niye sönük geçiyor” diyen bir güruh, hâlâ kendi karanlık dehlizinde, diğer karanlıktakilere bağırmaya devam ediyor. Gitmiyor, görmüyor, duymuyor; sanatla uzaktan yakından ilgisi yok, kendini kendi karanlığına kilitlemiş, numaradan bağırıyorlar.

Dernek Başkanı Mustafa Doğan, Feyzullah Tunç, Fahri Dev ve Emir Bağcı isimlerini daha önce duymuştum. Sergiyi gezerken yüz yüze tanışmak nasip oldu. Çay içip sohbet ettik. Kısacık zaman diliminde öyle güzel şeyler anlattılar ki, pürdikkat dinledim. Sanat aşığı, Karaman sevdalısı bir ekip. Karaman’ın en çok bu yanına şaşırıyorum. Sürprizlerle dolu bir şehir. Çok kıymetli insanları var.

Larende Fotoğraf Derneği adına Feyzullah Tunç, sergiye ilişkin bilgi verdi. Tunç, söze “Öncelikle her zaman şehrimize, yaşadığımız coğrafyamıza bir borcumuz olduğunu düşünüyoruz” diyerek başladı. Tunç, bu doğrultuda daha önce fotoğraf sergileri açtıklarını, söyleşiler yaptıklarını, ulusal fotoğraf yarışmasının organizasyonunu gerçekleştirdiklerini ve aynı heyecanla yeni projeler tasarladıklarını anlattı.

Feyzullah Tunç, “Karaman’a hasretliğini dizelere döken Karamanlı milli şairimiz Bekir Sıtkı Erdoğan’a bir vefa borcumuz olduğunu düşünerek fotoğraflarımızla şairin dizelerini birlikte sunmak istedik. Projemizi Karaman İl Milli Eğitim Müdürümüz Mehmet Çalışkan’a ilettik. Kendileri de uygun gördü. Serginin baskı maliyetini yüklendiler ve bu değerli çalışma ortaya çıktı” dedi.

Serginin afiş tasarımı da süper olmuş. ‘Bekir Sıtkı Erdoğan’dan mısralarla ân’ın öyküsü’ başlığı altında güzel bir çalışma. Eski İl Kültür ve Turizm Müdürümüz, Karaman’ın ‘sükûnetli entelektüeli’ Burhan Yemiş Hoca hazırlamış.

Sergide, Mustafa Doğan, Feyzullah Tunç, Emir Bağcı, Fahri Dev, Durmuş Ceylan, Çilem Gökçe Öğüt, Muhammet Fatih Kopçal ve Ferhat Cem Armutlu’nun eserleri yer alıyor.

Dizelerin seçimi ve fotoğrafla eşleştirilmesi de harika olmuş. Ardında parlak bir zihin ve birikim olduğu hemen fark ediliyor. Dizeler birer aforizma, şiirinden bağımsız, sürüsünden ayrılmışküheylan gibi, başına buyruk. Birkaç örnek paylaşmak isterim:

-Yanma takvimdeki yaprakların eksilmesine/
Her geçen gün, uzayan ömrüne eklenmekte.
-Gerçi erken yemişiz vurgunu, mahmuruz ama/
Kim bilir kaç kere geçtik feleğin çemberini!
-Çoktan giden gitti; kalan ben değilim.
-Biz, ilk aşkın şâhidi birkaç daldık;/
Koptuk ulu bir kökten öksüz kaldık.
-Gönüle unutulmuş bir telaş düştü.
-Kandillerin üstünde bugün yandı hayalim.
-Pek zor geliyor ayrılışım hatıralardan.
-Dostum değil gelen, benim garipliğim.

Bu sergiyi Karaman’da yaşayan herkes görmeli. Çoluk çocuk, aile bireyleri birlikte gezmeli. Fotoğrafları çekenler Karamanlı, şahane dizelerin şairi Karamanlı. Gazi Kültür Sanat Merkezi’nin nostaljik rüzgârla dolu koridor ve sınıfları sizleri bekliyor. İnanın fotoğrafların başından kolay kolay ayrılamayacaksınız. İhmal etmeyin. Çıkışta Gazi’nin bahçesinde dinlenin. Yaz günlerinin en güzel hediyesi ve ücretsiz.

Rahmetli Bekir Sıtkı Erdoğan’ın 10. ölüm yıldönümünde böyle güzel bir proje hayat bulmuş. Bir vefa örneği. Şaire saygı duruşu. Bayıldım, bayıldım, bayıldım.

Milli Eğitim İl Müdürü Mehmet Çalışkan, Karaman’ın atom karıncası. Adeta 24 saat ayakta. Her projede ekibiyle onu görürsünüz. Gazi Kültür Sanat’ın da proje ve uygulama mimarlarından biri. Tebriği ve takdiri hak eden bir güzel hoca. Kıymetli hocam, bu sergiyi ilk ve orta dereceli okullarda mutlaka sergileyin. Öğrencilerin ufkunu açacaktır. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesinin akademik yıl açılışında mutlaka bu sergiye yer ayarlayın. Ulusal çapta bir çalışma.

Karaman’da güzel işler görmekten, güzel işlere emek veren güzel insanları tanımaktan haz aldığımı, mutlu olduğumu ve gurur duyduğumu biliniz.

Not: Sergideki fotoğraflardan biri öyle dikkatimi çekti ki, bu siyah/beyaz karenin yayınlamayı planladığım öyküler kitabımın kapağı olmasını diledim. (Söz cam gibidir. Kiri de sevmez, darbeyi de.)

AHMET TEK