Karaman Uçuyor (!)

Belediyenin Hızına Yetişene Aşk Olsun

Kıymetli okur, bu yazıyı okumadan önce sizden bir ricam olacak: “Bir şehir nasıl güzel olur?” veya “Güzel şehirlerin ortak özellikleri nedir?” sorularının yanıtlarını bir kenara not eder misiniz?

Herkesin güzeli farklı. Mecnun için Leylâ’dan başkası yok. Ben, güzeller sıralaması yapacak olsam, listemdeki isimler arasında Leylâ yer almazdı. Bu örnekteki güzellik, görecelidir. Zevkler ve renkler gibi.

Bir şehri güzel ve yaşanılır kılan şeyler için durum farklı. Şehirler için belirlenmiş evrensel ölçütler vardır. Şehrinin dışına çıkmamış biri yaşadığı yeri “dünya cenneti” sanabilir. Nasrettin Hoca’nın Akşehir’i dünyanın merkezi olarak göstermesi gibi. Kimse itiraz etmez, gülüp geçer. Çünkü komik bile değil, absürt olduğunu bilir.

Bedelsiz ve Konforlu Hizmetler

Şehirleri yaşanılır kılan ve güzelleştiren şeylerin başında yaşayanlarına bedelsiz sunduğu hizmetler gelir. Parklar, yeşil alanlar, havuzlar, kurslar, konserler, etkinlikler, sanat galerileri, hobi bahçeleri, tarihi alanlar, pazar yerleri düzenlemeleri, temizlik, araç trafiğinden arındırılmış cadde ve sokaklar, piknik alanları, spor sahaları, oyun bahçeleri, kaldırımlar, bisiklet yolları, otoparklar, kütüphaneler gibi. Bu tür hizmetleri çeşitlendiren yerleşimler için “güzel ve konforlu yaşam sunan şehirler” yakıştırmasını yapabiliriz.

Aşağıdaki haberleri okuyunca eminim şaşıracaksınız. Bizim niye haberimiz yok diyeceksiniz. Haberleri okuduktan sonra sürprize hazır olun.

Türkçe Sokağı

Karaman Belediyesi ile …Derneği işbirliğiyle oluşturulan “Türkçe Sokağı” ziyarete açıldı.
Karaman Belediyesinin İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü desteğiyle yürüttüğü “Türkçe Sokağı” projesi, … Mahallesi’nde hayata geçirildi.

Belediye Başkanı projenin, Türk dilini yaşatmak, genç nesillere aktarmak, dil bilincini güçlendirmek ve doğru kullanım hassasiyetini artırmak amacıyla tasarlandığını belirtti. Belediye Başkanı, sokağın açılışında konuşurken şunları söyledi:

“Türk diline olan vefamızı yerine getirmek, dil bilincimizi yaymak, Türkçemizi kullanmayı yaygınlaştırmak ve gündemde tutmak, yabancı dillerin olumsuz etkisinden korunmasına katkı koymak adına bir proje yaptık. Adı: Türkçe Sokağı'” dedi.

Eğitim Fakültesi’nden Prof. Dr. Kudret Altun da eğitimci olarak öğrencilerle kurdukları hayalin gerçekleşmesinden dolayı mutlu olduklarını söyledi. Vefanın, muhabbetin, kültürün, medeniyetin, şiirin ve musikinin ikram edileceği bir Türkçe Sokağı oluşturduklarını dile getiren Altun, şöyle konuştu:

“Avrupa’ya gittiğimde gördüm ki küçük bir taş, harabe ya da tarihle ilgili bir şeyin mutlaka öyküsünü yazıyorlar, hatta uyduruyorlar. Bize onları hem ticari olarak sunuyorlar hem de kendilerini daha özel gösteriyorlar. Bizim hikayemiz gerçek. Güzel temellerin üzerinde biz kendi hikayemizi, öykümüzü, töremizi ve milli değerlerimizi bir türlü dünyaya duyuramıyoruz. Duyurmaya çalışma yönünde bir adım atıldı.”

Açılışı yapılan sokakta, Türkçeye yönelik tanıtım, bilgilendirme, eğitici ve öğretici unsurlara yer verilecek, bölgedeki işletmelerin Türkçe isimler kullanması teşvik edilecek. Türkçe Sokağı yazılı büyük bir sac levhada mavi zemin üzerine beyaz boyayla Ziya Gökalp’in “Lisan” şiirinden iki mısra yazılı:

Güzel dil Türkçe bize,
Başka dil gece bize.
İstanbul konuşması
En sâf, en ince bize.

Türklüğün vicdânı bir,
Dîni bir, vatanı bir;
Fakat hepsi ayrılır
Olmazsa lisânı bir.

Parke taşlarıyla örülü sokakta ve sokağın bitimindeki meydanda, Orhun Abideleri sembolü bir anıt, Karamanoğlu Mehmetbey ve dil fermanını gösteren büyük boy poster, başta Yunus Emre ve Orhan Veli’ye ait olmak üzere şiirlerden örnekler, elektrik direklerinde tanınmış edebiyatçıların Türkçe hakkında söylediği önemli sözler, galatımeşhur kullanımların yer aldığı pano gibi değişik yerleştirmeler bulunuyor.

Son derece sade, ama etkileyici bir proje. Yeni eğitim öğretim yılında ilk ve orta dereceli okul öğrencilerine bu sokak mutlaka tanıtılmalı. Ankara’daki Kelime Müzesi’nden küçük bir bölüm, bir sokakta yeniden hayat bulmuş diye düşünebilirsiniz.

Yaz Döneminde Hizmet Atağı

Karaman Belediyesi, yaz tatilini hem eğlenceli hem de verimli geçirmek isteyenler için dopdolu bir kurs programı hazırladı. Aile Yaşam Merkezi bünyesinde, Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle organize edilen “Yaz Dönemi Kurs Kayıtları”, 16-20 Haziran 2025 tarihleri arasında yapılacak.

7’den 70’e her yaş grubuna hitap eden kurslar; kişisel gelişimden sanata, spordan el sanatlarına kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor. Kurslar, hem çocuklar hem de yetişkinler için özel olarak planlandı.

Kurslar arasında; işaret dili, İngilizce, diksiyon, satranç, akıl ve zeka oyunları gibi kişisel gelişim atölyeleri dikkat çekiyor. Görsel sanatlarda ebru, kara kalem ve yağlı boya dersleri yer alırken, el sanatları alanında ise ahşap boyama ve dekoratif ev aksesuvarları yapımı gibi yaratıcı etkinlikler sunuluyor.
Gösteri sanatlarında halk oyunları ile kültürel değerler yaşatılırken, müzikseverler için bağlama, gitar ve piyano kursları da programda yer alıyor.

Sporla Dolu Sağlıklı Bir Yaz

Fiziksel gelişimi destekleyen spor kursları arasında ise yüzme (8-13 yaş), jimnastik (4-7 yaş), kick boks (12-16 yaş), zumba ve step aerobik gibi aktiviteler bulunuyor. Yetişkinler için reformer pilates gibi özel programlar da akşam gruplarında gerçekleştirilecek.

Geldik son habere:

Mevlana Gül Parkı, yeni sezona ‘merhaba’ dedi. 14 bin metrekarelik alan üzerine kurulu olan park, 190 farklı türde toplam 50 bin gülle ziyaretçilerini karşılıyor.

Şimdi şöyle bir Karaman hayal edelim:
-Her mahallede çocuk yuvası,
-Gençlik kulüpleri,
-Yaz okulları,
-Bisiklet yolları,
-Aile merkezleri,
-Mahalle kütüphaneleri,
-Tatil etkinlikleri,
-Karne hediyeleri,
-Sokak ve cadde iyileştirmeleri,
-Çevre gezileri,
-Konforlu ulaşım araçları,
-Yöresel yemekler sunan lokantalar,
-Kültürel faaliyetler,
-Sportif yarışmalar,
-Mahalle turnuvaları,
-Hayvan hastanesi,
-Kent lokantası,
-Butik müzeler,
-Belediyenin işlettiği kafe ve çay bahçeleri.

Amerikalı şair ve yazar Charles Bukowski (Pis Moruk) bir anda yanımda belirdi. Bitişik kaşları patates iriliğindeki burnunun üstünde iyice çatallaştı. Sigarasının dumanı çevreyi zehirlerken, o azarlar gibi çıkıştı:
“Aşırı hız yapan hayaller, gerçeklere çarparak durur.” dedi.

Büyük ustanın söylediklerine hak verdim ve zorunlu olarak frene bastım. Hayallerin de sınırı olmalı. Burası dünya, sınırsız şeylere izin yok.

Bu hayaller Karaman için büyük mü? Hayaller Amsterdam, gerçekler Karaman olursa, dengemizi kaybederiz.

  • Karaman’ın hayal bile kurmaya hakkı yok diye düşünenlerden misiniz?
  • Bu tür yazıların yazılmasından rahatsız olanlardan mısınız?
  • Ben yazmasam, vatandaşların Karaman’ın uçtuğuna inanacağını mı sanıyorsunuz?

Şimdi sürprizleri açıklamanın vakti:

1- Türkçe Sokağı, Karaman’da değil, Talas ilçesinde. Talas, Kayseri’ye bağlı ve 1987’de ilçe oldu.

2- Yaz kurslarını düzenleyen Karaman Belediyesi değil, Kırşehir Belediyesi. Kırşehir uçmuş. Belediye her yere yetişmiş. (Merak etmeyin, Karaman’da belediyenin aklına gelmeyeni Valilik düşünüyor. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Yaz Spor Okulları açıyor.)

3- Gül Bahçesi Konya’nın Karatay ilçesinde açıldı. Konya bahçeler şehri. Uçan şehir görmek isteyenlere önerim, hızlı trene binin, birkaç saat Konya’yı gezin. Düğün yemeği yemeden de dönmeyin.

Karaman uçuyor diyenler! Uçmanın ilk şartı, ayağın yere sağlam basmasıdır. Karaman’da son 7 yılda belediye hangi hizmetleri yaptı diye sormayacağım. Siyasi rakiplerinin bile sormadığı soruyu ben mi soruyum? Zaten cevap da vermeyecekler.

Karaman, 7 yılda 7 kat güzelleşti desem inanacak mısınız? 7 yılda 7 güzel iş yapılsaydı şehrin çehresi değişirdi. Karaman’da hiçbir değişiklik yok, makyajı bile olmayan şehir.

Bir okuyucu yorum yazmış, şehrin bir sorununa vurgu yapmış. Çözümü kolay bir işin nasıl Gordion’un kör düğümüne döndüğünü gösteren somut bir örnek.

“Vatandaş70 – Karaman’daki bütün çeşmeler böyle… Kaldırımlar desen vatandaş yürüyemiyor… Esnafın koyduklarından…. Tekel bayileri dükkânlarının etraflarını bira şişeleri ve kasaları ile dolduruyor.. Yollara esnaf araçlarını koyarak kendi malı gibi duba, bayrak, taş v.s. koyuyorlar… Daha çok yazacaklarımız var ama sayfalar yetmez… Nasıl bir memleket oldu Karaman?”

Bunların çözümü için yatırıma veya para pula ihtiyaç var mı? Şehirde yaşamanın kuralları bellidir ve herkes için geçerlidir. Kurallara uyulmasını sağlayacak bir yönetim, kaldırım ve park sorununu üç günde çözüme kavuşturur. Karaman dağ başı mı? Kaldırım işgali ne demek? Bu işler herkese gülücük dağıtmakla, şirin gözükmekle, beni alkışlayın, beni sevin demekle çözülmüyor.

Siyaset açık sözlülük gerektirir. Şeffaflığın ilk koşulu, gerçeklerin halka duyurulmasıdır. Muhalefetin ilk görevi de eleştiridir. Muhalefet demek, kış uykusuna yatmak, seçim öncesi uyanmak değildir.

Ben bir gazeteciyim, siyasetçi değilim, birilerinin rakibi de değilim. Mesleğimin sorumluluğu gereği eleştirilerde bulunuyorum. Gazeteci, halka ve gerçeğe karşı sorumludur. Bilgi, haber ve özgür düşünce herhangi bir ticari mal ile hizmetten farklı olarak kamusal nitelik taşır.

Benim sorum güncel ve net:

  • Karaman Belediyesi yaz tatilinde çocuklar ve gençler için neler planladı?
  • Bu yaz hangi hizmetler verilecek, hangi sanatsal etkinlikler yapılacak?
  • Uzun yaz akşamlarında artık beldelerde bile yaygınlaşan yazlık sinema benzeri ne tür etkinlikler düşünülüyor?

Su konusu unutuldu gitti. Hâlâ ne bir özür ne bir açıklama var. İnşallah içme suyunda yeni bir kriz yaşanmaz.

Günün Sözü: Umut etmeden, umutsuzluğa düşmeden.

Günün Duyurusu: Bana bu yazıları yazdıranı görüp tanıyanlar Allah rızası için haber versin! Bundan sonra Karaman’ın hangi sorununu yazacaktım, unuttum.

Ahmet Tek