Son izlediğim futbol maçı, Sparta Prag ile Fenerbahçe arasında, 22 Kasım 2004 tarihinde, Çekya’nın başkenti Prag’da oynanan Şampiyonlar Ligi karşılaşmasıydı. Neredeyse 20 yıl olmuş. Çekya henüz Çekya bile değil, Çekoslovakya idi. Buradan anlayın futbolla yakınlığımı.
Karaman gezimin verimli yanlarından biri, Karamanspor Kulüp Başkanı Süleyman Han ve ekibini tanımak, Karamanspor-Iğdırspor maçını izlemek, galibiyet sevincine ortak olmak, yeni Karaman stadını ve taraftarları görmek oldu.
Karamanspor, Iğdır’da çirkin muameleye maruz kalmış. “Kişi kendinden bilir işi” özlü sözü misali, Iğdırsporlular, Karaman’da aynı muamele ile karşılaşacakları endişesiyle önlem alınması için çalmadık kapı bırakmamışlar. Üstelik, Karamanspor yöneticilerinin unutamadığı maçın oynandığı tarihte Iğdır Valisi, Karaman’ın şimdiki valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim imiş.
Bu nedenle Karamanspor-Iğdırspor maçı çok önemliymiş. Bana bunları anlatan kişi Karamanspor Kulüp Başkanı Süleyman Han oldu. Han kardeşlerin Karamanspor için yaptıklarını bilmeyen var mı? Servet harcamışlar, hâlâ oluk oluk para akıtıyorlar. Mehmet Ali Han, erken havlu atmış, yurtdışındaki işlerinin başına dönmüş. Karamanspor defterini kapatmış. Tüm yük Süleyman Han’ın omuzlarında kalmış.
Süleyman Han’ın çocukluğu, kendi ifadesiyle, Avrupa’da bir cami bahçesinde, imanlı gurbetçi işçilerin yoğun olduğu bir ortamda geçmiş. Çünkü babası bir gurbetçi işçiymiş ve çocuklarını da yanına aldırmış.
“Ben Avganlıyım. Karaman’ın çocuğuyum” sözünü üstüne basa basa vurguluyor. Kendini çok iyi ifade edemediği için bazı söylemlerinin yanlış anlaşıldığından yakınıyor. Karamanspor’un başarısından ve Karaman’a tesis kazandırmaktan başka amacı olmadığına vurgu yapıyor. Karaman’ı, Karamanspor’u ve Karaman için yapmak istediklerini anlatırken gözleri ışıl ışıl parlıyor, cümleler peş peşe ağzından dökülüyor.
Kısa sohbetimizde karşımda samimi bir adam olduğu izlenimi edindim. Özgüveni yüksek, yaptığı her işin düzgün olduğuna inanan biri. Bazı konularda önünün kesilmesine, yapmak istediği işler için engellenmesine ve haklarında çıkarılan bazı dedikodulara kırgın, kızgın ve öfkeli. “Ben futboldan anlamam” dememe rağmen, “Sizi aramızda görmek istiyoruz. Bu maçı izledikten sonra Ankara’ya dönerseniz mutlu olurum” dedi ve dönüş biletimi erteletti. Böylece Karamanspor-Iğdırspor maçını izleme fırsatı buldum.
Bir basın mensubu olmama rağmen maçı locadan izledim. Statın çevresinde binlerce kişi; büyük bölümü öğrenci. Her yer araç. Yer gök polis ve sıkı önlem alındığı hemen dikkati çekiyor. Stat girişlerinde uzun kuyruklar var ve girişler bu maça özgü ücretsiz. İnşaat halinde gezdiğim stadı ilk kez bu haliyle görüyorum. Muhteşem bir stat ve Karaman için büyük bir sportif yatırım. İnşallah layıkıyla değerlendirilir.
Tribünlerde 8 bin civarında seyirci var. Stat içinde de sıkı güvenlik önlemleri alınmış. Hafta içinde bu kadar seyirci toplamak büyük maharet. Emek verildiği, özel çaba gösterildiğini sanıyorum.
Maç başlamadan hemen önce sahaya dev bir pankart çıkarıldı. Pankarttaki söz Yunus Emre’nin “Biz kimseye kin tutmayız kamu âlem birdir bize” yazılı. Yunus’un torunlarına da bu yakışır. Karaman kendine yakışanı sergiledi. Maç başlamadan Karamanspor bu centilmen tavrıyla öne geçti, bir anlamda hükmen galibiyetini ilan etti. Iğdırspor’a öyle bir ders verildi ki, üzerinden yıllar geçse unutulmaz.
Maçı meraklıları izlemiştir. Karamanspor 56. dakikada penaltıdan attığı golle maçı 1-0 kazandı. Üçüncü sıradaki güçlü rakibi karşısında seyirlik bir oyun ortaya koydu ve üç puanı hanesine yazdırdı.
Seyircinin coşkusuna diyecek yoktu. Kavgasız, gürültüsüz, küfürsüz, hakaretsiz bir maç seyrettik. Karamanspor şehrin dinamiği, maçları en büyük etkinliği, heyecan kaynağı. Meşhur laftır; futbol, sadece futbol değildir. Bu söz Karaman için daha kıymetli olmalı.
Karamanspor’u, bir yiğidin omuzuna yükleyip geriye çekilmek doğru değil. Karamanspor herkesin takımı. Ekonomik ve moral desteğe ihtiyaç duyulduğu aşikar. Süleyman Han’ı yalnız bırakmak Karamanspor’un geleceğini gölgelemek olur.
Karaman Organize Sanayi öyle büyümüş, öyle büyümüş ki, inanılmaz. Bu büyümenin bir sorumluluğu da sosyal, sportif ve kültürel etkinliklere destek olmayı gerektirir. Karamanspor’un maddi ve manevi desteğe ihtiyacı var. Görmezden gelinmesin. Karamanspor’un, Karaman’ın tanıtımında çok önemli bir işleve sahip olduğu unutulmasın.
Süleyman Han’ı küstürmeyin, üzmeyin, yalnız bırakmayın. Birilerinin uydurduğu dedikoduların kuyruğuna takılmayın, yalan söylemeyin, iftira atmayın, sadece para kasası olarak görmeyin. O elini çekerse Karamanspor’un akıbeti ne olur, bir düşünün derim.
Ahmet TEK