Ertuğrul Özkök, Karaman’dan Özür Diledi

Ertuğrul Özkök, Karaman’dan Özür Diledi
“Divle, Konya’nın değil Karaman’ın Peyniriymiş”

Kim ne derse desin, Türkiye’nin “hâlâ” en etkili yazarlarının başında Ertuğrul Özkök gelir. O, en çok okunan yazar olmanın yanında özel bir okur kitlesi oluşturmayı başarmış güçlü bir kalem. O, baktığı yere başkalarının da bakmasını sağlayan modern illüzyonist. Bir meziyeti var ki, burnundan kıl aldırmayan, hatasını kabullenmeyen dik kuyruklardan farklı olması. O, özür dilemekten ve hatasını itiraf etmekten çekinmez. “Benim derim kalındır” derken, hem özgüvenini vurgular hem ironi yapar.

“Ertuğrul Özkök’e bunca iltifat neden?” sorusuna muhatap olmadan önce, bu konuya açıklık getirmek isterim. Ertuğrul Özkök, 1980 sonrasının köşe yazarları arasında en geniş kanat uzunluğuna sahip olanıdır. O, Türk basınının “Martı Jonathan Livingston”udur. Kimsenin cesaret edemediği yerlere kanat açmıştır. 50 yıldır ortalama 5 bin kelime dağarcığının üstüne çıkamayan, muhalif kimliğine sığınarak sekiz-on konu dışında yazı yazacak bilgi birikiminden yoksun olanların uzağındadır.

Ne yazık ki, bu farklılık Ertuğrul Özkök ve benzerlerinin aleyhine işleyen bir sonuç doğurmuş olarak dikkati çeker. Basının “Gresham Yasası” da oluyormuş. Ekonomideki “Kötü paranın iyi parayı kovması”na benzemiyor mu? İsim yazmama gerek var mı? Bunların kim olduğunu herkes biliyor.

“İçme Suyu ve Batırık Derken, Konya Divle Obruk Peyniri Kuruçeşme Divan’ın Menüsünde” başlıklı, 1 Aralık 2023 tarihli yazımda, Koç Üniversitesi Rahmi Koç Bilim Madalyası Ödül töreninden sonra davetliler için hazırlanan Kuruçeşme Divan’daki ikramlar arasında Divle obruk peyniri bulunduğunu yazmıştım. Bu ayrıntıyı onlarca davetli gazeteci arasında yine Ertuğrul Özkök fark etmiş, yazısında da yer vermiş, ben de ondan öğrenmiştim.

Ertuğrul Özkök’ün, “Klasik Divan şaşırttı, menüde suşi bile vardı” diye başlayan keyifli yazısının bir bölümü şöyleydi:

“Tabii tören Divan’da yapılınca menü de çok geniş oluyor. Kuzu tandırdan mantarlı lazanyaya kadar çok geniş bir menü vardı. Hatta bir masa da Japon mutfağına ayrılmıştı ve suşi çeşitleri bile vardı. Peynir masasında, olmazsa olmaz İtalyan Parmesan, Türk dil ve beyaz peynir çeşitleriydi…

-Konya obruk peyniri tören mönüsüne girdi-

Bu yıl peynir masasının en büyük yeniliği Konya Divle obruk peyniriydi. Bu peyniri hem de tulumunun içinde görmek şaşırtıcıydı. Gerçek Divle obruğu bulmak çok güç… Piyasada çok takliti var. Seçim iyidi ve altı aylık obruk zevkimi tatmin ettim. Tabii yerken, Anadolu’yu karış karış gezip Obruk peynirlerini Michelin yıldızlı menülere sokan Mehmet Gürs’ü de hatırladım.”

O yazımda, Ertuğrul Özkök’e, “Divle obruk peynirinin Karaman’a ait olduğunu, üstelik coğrafi işaret tescili aldığını bildirmek gerekmez mi?” diye sormuştum.

Ertuğrul Özkök, bugünkü yazısında yine Divle obruk peynirini yazdı ve bir önceki yazısındaki hatasını düzeltti. Ertuğrul Özkök’ün Karaman’dan bir nevi özür dilediği yazısı şöyle:

“Aralık ayı benim için rejimden vazgeçip, bedenimi ve ruhumu en özgür bıraktığım günler oluyor.
Hayatımın sonuna yaklaştıkça bu duygu bana daha çok yapışıyor.
Çok da memnunum.
“Aman kiloma dikkat edeyim”, “Sağlığıma dokunur mu?” falan gaileleri olmadan ruhumu ve bedenimi ödüllendiriyorum.
Böyle olunca da hem bedenim hem ruhum yeni tatlara daha amade hale geliyor.

Geçen hafta peynirle ilgili büyük şaşkınlığım

İşte bu duygularımla yaşarken, geçen hafta Türk peynirleri ile ilgili en büyük şaşkınlığımı yaşadım.
Bu aynı zamanda kendi açımdan peynir konusundaki en büyük keşfim de oldu.
Şimdi bir haftadır bu şaşkınlığımın keyfini çıkarıyorum…

Karaman Divle obruk coğrafi işaretleme aldı

Bu arada obruk peyniri ile ilgili bir yanlışımı düzelteyim.
Ben “Konya Divle obruk peyniri” olarak yazmıştım.
İtiraz geldi.
“Karaman Divle obruk peyniriymiş.”
Bu isimle coğrafi işaretlemesi yapılmış ve tescili için 2015 yılında başvuru yapılmış.
Bu başvuru 2017 yılında kabul edilmiş.

İşaretlenmiş Divle obruk sadece 40 ton üretiliyor

Bu peynirin son yıllarda çok taklidi çıkmıştı.
Coğrafi işaretlemeden sonra öteki bölgelerin bu ismi kullanması artık kanunen yasak.
Coğrafi işaretleme ve tescilde kullanılan malzeme de kayda geçiriliyor.
Yüzde 70 koyun, yüzde 30 keçi sütünden yapılıyor.
Ancak coğrafi işaretlemeye az miktarda inek sütü de eklenmiş.
Bu peynir Divle’de yeraltındaki doğal obruklarda kızarıyor.
Obruğun kapasitesi 40 ton… Köyde sadece 10 aile üretiyor.
Fazlası konduğunda peynir istendiği kalitede kızaramıyor. Onun için bu kapasitenin geçmemesi için büyük mücadele veriliyor.
Talep yüksek olduğu için bazı üretici aileler obruk kapasitesinin üzerinde koymaya çalışıyor.”

Divle peyniri Karaman’a aitmiş. Karaman kendi ürününe ve markalarına sahip çıkmasını öğreniyor. İki gün önce Ankara’da bir AVM’nin içindeki süpermarkette Divle Obruk peyniri yazısı gördüm. İlgimi çekti, tulumu görmek istedim. Tulumda değil, paket olarak geliyormuş. Fiyatını sordum, 380 liraymış. Tadına baktım, tuzu yoğun olmakla birlikte koyun-keçi karışımı çok lezzetli bir peynirdi. Adana’dan bir firmanın ürünüydü. Bir paket aldım, bitirmek üzereyim. Ama Divle obruk olmadığına eminim.

Not: Ertuğrul Özkök “karın beyazı” adlı peyniri, renginden dolayı karla ilişkilendirmek istemiş. Karaman’ın coğrafi işaretli ürünlerinden biri de “Karın kaymağı”dır. Karın, hayvan işkembesidir. Karın kaymağı işkembede muhafaza edildiği için bu isim verilmiştir.

Ahmet Tek