Karaman’a 100 Yılın En Büyük Hizmeti Nedir?

Karaman’a Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan en önemli ve en büyük devlet hizmeti nedir? Kendinize böyle bir soru sorsanız ve yanıtını sadece kendinize verseniz aklınıza ilk gelen hizmet ne olur? Sizin yanıtınızın ne olduğu hakkında bir tahminde bulunamam.Ben kendi yanıtımı vermek istiyorum: Hızlı tren.

Saatçi Kadir’in Anısına

Yıl, 2008. Mekân, Karaman Yunus Emre Camii önü.“Kışın son günlerinin ayazı sürerken, elinde bir poşet, ıslık çalarak kedileri çağıran birini gördüm. Islığın ardından nereden çıktıkları belli olmayan birkaç kedi, kaldırımın kenarına bırakılan etlere hücum etti. Elinde içi et dolu poşetiyle, kedileri çevresinde toplayan kişi, yıllardır görmediğim ama tanıdığım biriydi. Karaman’da herkesin tanıdığını tahmin ettiğim bu kişi Saatçi Kadir olarak bilinen Kadir Güneş’ti.”Yıl, 2020. Mekân, arkadaşım Umran Çetinkaya’nın marketi.

Karaman’da Hastane Bilmecesi

Araştırmacı yazar Cemalnur Sargut’un bir konuşmasına tesadüf ettim. Şöyle söylüyordu: “Ben yaptığım her şeyde Allah’ın benden memnun olmasından yanayım. Kulun olmayacağını biliyorum. Kula canını versen, kul razı olmaz. Ama Allah senden memnunsa bundan daha güzel bir his olamaz. Bunun adına özgüven deniyor.” Söz verdiğim üzere, Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni, Başhekim Ahmet Yılmaz’ın görev süresinin uzatılmamasını ve sonrasındaki gelişmeleri yazacaktım. Cemalnur Sargut’un sözleri yazımın rotasını çizdi, ilham kaynağım oldu: Kula canını versen, kul razı olmaz!

Karaman’ın Cömertliğini Arif Paşa da Gördü

Vefa, bizde derinlere kök salmış ulu ağaçlara benzer. Fırtınalı günlerde devrilmesinden korkulan, dalları kırılan, yaprakları dökülen ve her baharda can suyuyla yeniden dirilip yeşillenen ulu ağaçlara… “Biz vefasız mı olduk? Ne çabuk unuttuk!” diye hayıflandığımız durumlar da olur. Her ne olursa olsun, bu topraklarda vefa ölmez. Vefalı insanların soyu tükenmez.

Mehmet Akif ve Hoş Geldin Yeni Yıl

Bilmediği adresi tarif etmekten mutluluk duyan tipler yüzünden zaman yitiren ve canı sıkılan gruptansanız bu yazı tam size göre. Zamanımızı çalan ve canımızı sıkanlar artık sokakta tesadüfen karşılaştıklarımız değil. Onlar şimdi her yerdeler ve her an karşımızdalar. Onlar kim mi; cahillikleriyle gururlanan ve bu hallerinden zerre utanmayan sosyal medya soytarıları ile troller.

Dünya Kupasından Notlar

Dünya Kupası maçlarını başından sonuna kadar izledim. Katar’a gidecek halde değildim. Hasta olduğumu sanmayın. Şükürler olsun, turp gibiyim. Sorun, ekonomik. Evimde, televizyondan izledim. Bazı maçlarda iki oğlum bana eşlik etti. Her maçta bir takım tuttuk. Tuttuğumuz takım galip geldiğinde sevindik, mağlup olduğunda üzüldük.

Aktekke, Komutan ve Artist

Hafıza, gerçek hazinemiz. Hafıza, yaşadıklarımızın ve düşüncelerimizin derin deposu. Benliğimizin not defteri, gözümüzün, kulağımızın flash belleği. Kimimiz için nimet, kimimiz için lânet.