Bir teselli ver

Bir afiş gördüm. Karaman İsmetpaşa Caddesi’nde akşamın alacakaranlığında çekilmiş. Bomboş caddede, sokak lambalarının solgun sarı ışıkları ve kapalı iş yerleriyle adeta bir korku filminin çekimleri için hazırlanmış platoya benziyor.

Afişin üstünde iç içe geçmiş kelimeler, birer ok gibi kalbe saplanıyor. Afişin ilk kelimesi “HAYDİ”

Bu sözcük bir ünlem. Teşvik, uyarı ve ihtar sözü olarak kullanılır. Benim en sevdiğim hali “ Haydi Hayırlısı” diye kullanılan “Allah uygun olanını versin, hayırlı olsun” anlamında hayır temenni eden, iyilik dileyen şeklidir.

“HAYDİ KARAMAN” nidasıyla gözümüzün içine içine giren afişte şunlar yazılı:

“Yerel Esnafına Destek Ol!
Alışverişini Yerel Esnaftan Yap
Düğününde, Cenazende, İyi Gününde, Kötü Gününde Yanında Olan
Esnafına Sahip Çık
Kazanan Karaman Olsun”

Afişin sahibi, Karaman Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği. Karaman’ın muhtelif yerlerinde görmüş olmalısınız. Üzerine yağmur, kar yağacak, rengi yavaş yavaş solacak, rüzgar ve hoyrat eller kenarını köşesini yırtacak. Bir afişin ömrü ne kadar olur ki? Bir gün üzerindeki hiçbir kelime okunmaz olacak. Bir çığlığı ve bir gerçeği bildiren, bir döneme tanıklık eden yazılı belge kaybolup gidecek.

Afişin hazırlanmasına sebep korona. Korona yüzünden iş yapamayan, iş yerini açamayan, kirasını, borcunu ödeyemeyen ve ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılayamayan esnaftan, esnafın zor durumundan bizi haberdar eden bir duyuru.

Orhan Gencebay’ın 1968’de yayınlanan bir plağı vardı: Bir Teselli Ver. Afiş bana o şarkıyı hatırlattı. YouTube’dan buldum, dinledim. Sözleri şöyle başlıyor:

Bir teselli ver, bir teselli ver
Yarattığın mecnuna bir teselli ver
Sevenin halinden sevenler anlar
Gel gör şu halimi bir teselli ver.

Değiştir bir iki kelimeyi, bir daha oku…

Esnaf, kapı komşusundan, eşinden, dostundan, akrabasından, aynı havayı soluduğu hemşerisinden teselli istiyor. İnceliğe bakar mısınız?Tek isteği teselli. “Alışverişini benden yaparsan beni teselli edeceksin” diyor.

Esnaf vatandaştan yardım istemiyor. “Alışveriş yapılıyor, bana gel, beni unutma, önceliğin ben oluyum” diyor.

Güçlü devletler, vatandaşına, çeşitli kesimlere, sıkıntıda olan sektörlere yardımı zorunlu görür. Devletin bütçesinde “Kara Günler” için para bulunur. Devlet, büyüklüğünü, şefkatini, hizmet için var olduğunu kara günlerde gösterir.

Yardım devletin, teselli vatandaşın görevidir. “Her karanlık gecenin bir aydınlığı vardır” sözüne inanırız. Koronalı günler de geçecek. Çok sıkıntı verdi, çok acı çektirdi, çok can aldı. Ama bu günler bitecek.

Korona bizi insanlık sınavından da geçiriyor. Sınav sorularından biri, birbirimizle dayanışma, yardımlaşmadır.

Karaman Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği’nin afişinin önümüze konmuş kopya olduğunu bilelim.

Haydi Karaman!
Haydi Hayırlısı!

Ahmet Tek