TEKKENİN YOLLARI TAŞLIDIR ALLAH!
KARAMAN’IN GÖZLERİ KAPALIDIR ALLAH!
Bir vakitler Ali Ercan adlı bir türkücü vardı. Allah rahmet eylesin. Türkücülüğü bırakıp ilahiler söylemeye başladı. Sevimli dedelerden biriydi. TV dizilerinde, reklamlarda oynadı, acılı yürekleri ağlattı. Ben onu iki eseriyle hatırlarım. Biri “Adaletin Bu mu Dünya“, diğeri, “Medine’nin Yolları“… İkisini de defalarca dinlemişliğim vardır. Bir gün bir ilahi dinledim, “Medine’nin Yolları” olmuş “Kabe’nin Yolları“… Sözleri de farklı. Aklımda kalan dizeleri şöyle:
Kabe’nin yolları taşlıdır Allah,
Hacıların gözleri yaşlıdır Allah,
Kabe’nin yolları çukurdur Allah,
Hacıların işleri zikirdir Allah.
Oysa, Kabe’nin yollarında taş filan yok, çakıl bile bulunmaz. Hacı adaylarının şeytan taşlaması için gerekli olan taşlar başka yerden getirilir. Suudi Arabistan petrol zengini, çöle bile asfalt dökmüş.
“Kabe’nin Yolları Taşlıdır Allah” dizesini dilime dolandıran konu, İsmail Hacı Tekkesi oldu. “İsmail Hacı Tekkesi ne ola” diyenlere kısa bir bilgi vermek elzemdir. Karaman’ın Yeşildere köyü vardır. Bu köyün bir maddi bir manevi olmak üzere iki önemli değeri vardır; Maddi değeri, köyün eski adını yaşatan İbrala Barajı’dır.
İbrala Barajı, bu yıl kuraklığı katmerli yaşatan baraj oldu. Onarım gerekçesiyle suyu boşaltılmıştı. Beklenen yağmurlar gelmeyince kuruyup kaldı. İbrala Barajı, Karaman halkının kuyu suyu içmek zorunda kalmasına, Karaman Belediyesi’nin de milyonlarca liralık elektrik parası ödemesine sebep oldu.
Karaman’ın günlük içme suyu tüketimi 48 bin metreküptür. Karaman Belediyesi, bildiğim kadarıyla 37 kuyudan içme suyu sağlayıp, şehir şebekesine verdi. Ne çok elektrik parası ödenmiştir? Bunlar hep Karamanlının cebinden çıkmıştır. Belediye bütçesi demek, bir nevi halkın kesesi demektir.
Kuruyan barajı sahiplenen de olmadı. Sanki köpek ölüsü… Devletin milyonlarıyla yapılmamış gibi, bir büyük servet harcanmamış gibi… Görmezden gelinen, kaderine terk edilen, koruma havzası bile oluşturulmayan baraj… Köylülerin, içme suyu havzasına hububat, mısır, pancar, ayçiçeği, mısır, domates, biber, patlıcan gibi her çeşit ürünü ekip, yetkililerin görmezden geldiği, halkın hakkına tecavüze cevaz verildiği baraj… Evet, herkesin gözü önünde tecavüz edilen ve hakkı aranmayan baraj…
Baraj hakkında karamandan.com‘da çok sayıda makalem yayımlandı. Tekrara gerek yoktur. Tecavüze uğramış barajın sahibi yoksa benim yazılarım nasıl koruma kalkanı sağlasın? Bu yazılar, Yeşilderelilerin umurunda olmadı. Onlar, devletin baraj havzasına kaçak ekim yapan köylülerine bile laf etmediler. Yetkililer her zamanki gibi sessizce kamufle oldular. Karaman’da “Çeşmelerden su akıyor ya, daha ne olsun?” diyen bir genişlik oldukça yetkililer ne diye yorulsunlar ki?
TEKKE Mİ, TÜRBE Mİ, ÖREN Mİ?
Yeşildere’nin manevi değeri ise İsmail Hacı Tekkesi‘dir. Adında bile birlik sağlanamayan bir tekke. Kimi yerde “Aşıklar Öreni“, kimi yerde “İsmail Hacı Tekkesi“, kimi yerde “İsmail Hacı Türbesi.” Ben bu iki değeri de Yeşildere’ye ait olarak belirttim ama bunlar Karaman’ındır. Karaman’ın göz bebekleri konumundaki iki değer: İsmail Hacı Tekkesi ve İbrala Barajı…
UNESCO , 2021’i Türkiye için Yunus Emre Yılı ilan etti. Daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir genelgeyle 2021’in, hem Yunus Emre hem Türkçe yılı olarak kutlanmasını istedi. Karaman adına sevindirici bir gelişmeydi. Çünkü Yunus Emre’nin Karamanlı olduğuna inananlar, türbesinin Karaman’da bulunduğunu savunanlar vardı. Üstelik Yunus Emre Karaman doğumluydu. Ataları Karaman’a yerleşmiş, dedesi İsmail Hacı’nın mezarı ve adını taşıyan tekkesi de Karaman il sınırları içindeydi.
Karaman Turizm ve Kültür Müdürlüğü’nün “Türkiye Turizm Portalı” için hazırladığı “İsmail Hacı Tekkesi – Karaman” başlıklı yazıda şu bilgiler yer alır:
“Karaman–Ereğli güzergâhında, Karaman’a 29 kilometre uzaklıktadır. Tekke binası meyilli bir tepe üzerine kurulmuştur. Burası vakfiyelerde ve arşiv kayıtlarında Evlad-ı İsmail Hacı Köyü olarak geçer. Yunus Emre’nin dedesi olan İsmail Hacı, cemaati ile beraber Horasan’dan gelmiş, Karamanoğlu II. İbrahim Bey’den Yerce isimli bölgeyi satın alarak yerleşmiştir. Yavuz Sultan Selim adına tutulan Karaman Eyaleti il yazıcı defterinde bu geliş ve yerleşme şöyle anlatılmaktadır: ‘’Karye-i Şeyh Hacı İsmail an Kaza-i Larende Mezkûr Şeyh İsmail Hacı an Cemaatin dervişleri ile diyar-ı Horasan’dan gelmiş azizdir. Burada tavattun etmiş.“
Daha sonraki vesikalarda burası Evladı Hacı İsmail Köyü adını almıştır. İsmail Hacı Tekkesi’nde İsmail Hacı’nın mezarı vardır. Tekkenin tam ortasına rastlayan duvara ve dört tahta sütuna dayanan mihraplı kısım mescittir. Mescidin sağında zikir odası, misafirhane ve kahve ocağı, solunda da ahırlar vardır. İsmail Hacı Türbesi 2007 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla restore edilmiştir.”
İsmail Hacı Türbesi’ni de birçok kez yazdım. Türbeye ait rivayetleri anlattım. Türbenin bakımsızlığına, tel örgülerin koparılıp direklerin devrilmesine kadar her konuya işaret ettim ve İl Özel İdaresi’nin kayıtsızlığına dikkati çektim.
Barajı görmezden gelen zihniyet, türbeyi nasıl görsün? Bir sonraki yazıda, İsmail Hacı Tekkesi’nin yollarında toz, toprak içinde bir yolculuk öyküsü okuyacaksınız. Türkiye’de yol yapmakla övünen bir iktidar döneminde beş kilometrelik yolu yapmayan, yapamayan bir zihniyeti takdim etmeye çalışacağım. “Bu CHP zihniyeti var ya, bu CHP zihniyeti” sözünün pabucunu dama attırmasa da aklınızın bir köşesinde kalacak bir yazı okuyacaksınız.
AHMET TEK