Meczuptan Kardeşi Cazibe’ye Cazip Teklif
Meczuplar sözlerini ve tavırlarını saklayamayan şeffaf kullardır. Ya frenleri yoktur ya hep el frenleri çekik kişilerdir. Kızgınlıkları, öfkeleri, neşeleri ulu ortadır. Nerden geldiğini bilemediğimiz sözlerini sakınmazlar. Bu sözler dilden gelir ama hangi dilden hep muammadır.
Sevgili dostum ve meslektaşım kıymetli ağabeyim Ahmet Tezcan, yazılarımı okuyup iltifatını eksik etmeyenlerdendir. Şehirde Bir Onbaşı “ Karaman’ın Velisi, Emmisi” başlıklı yazımı okuduktan sonra iki not iletti. Bunlardan birini daha sonra yazacağım.
Gönül dostumun güzel Türkçeyle ve kendine has üslubuyla yazdığı notu noktasına virgülüne dokunmadan paylaşmak isterim.
“Eyvallah Sevgili Ahmet, Veli’yi okudum, öyle tanıdık geldi ki Konya’da vardı, İsmail idi adı. Helil vardı, Halil’di belki adı. Herkes ona Helil derdi, elinde omzunda bir urganla dolaşırdı.
Kapı Camii’nin önünde gördüm bir Cuma namazı çıkışında Helil’i. Ayakkabılarını başına koymuş bir şeyler söylüyordu, onun da konuşması pek anlaşılmazdı. Yaklaştım, kulak verdim; “ayaklar baş başlar ayak” diye durmadan tekrar ediyordu camiden çıkanlara bakarak.
Cemaatten bazıları “ayakkabıyı kafana mı giydin” diye Helil’e takılıyorlardı ama ben belki 40 sene önce Helil’den duyduğum sözü unutamadım.”
Lübnan asıllı Halil Cibran benim yazarlarımdandır. Onun Meczup adıyla Türkçe’ye çevrilmiş bir kitabı vardır. O kitapta şu cümle yer alır:
“Sen benim derin düşüncelerimi anlayamazsın, ben de onları anlamanı istemem.”
Meczuplara sırtını dayayan yazarı bilir misiniz? Gökhan Özcan’dır. Onun meczubundan alıntı yapmazsam yazı eksik kalır.
“Kuşlar kafile kafile göçer de” dedi meczup, “insanlar göçmez mi sanırsın!”
“Yakanı bırakmayan şeyleri tanımak istiyorsan!” dedi meczup, “elinden bırakamadığın şeylere bir bak!”
Meczup Arapça çekilme anlamındaki cezb’den türemiştir. Kendi içine doğru çekilmiş, aklı çekilmiş, cezbeye kapılmış, bir tarafa ya da bir varlığa doğru çekilmiş, onun caziibesine kapılmış kişi anlamındadır. Allah sevgisine tutulmuş ve kendinden geçmiş kişi anlamında da kullanılır. Eş anlamları arasında deli ve divane vardır.
Cazip (cezbeden, çekici), cazibe (çeken, çekici güç, kuvvet) ve cezbe ( Allah tarafından kendine çekilme) kelimeleri aynı kökten gelir. Eskiden yer çekimine cazibe-i arz denilirmiş.
Gökhan Özcan’la meczuplara bir selam yollayalım, onlar selamın ve kelamın değerini bilirler.
“Gönlü Kabe olmayanın…” dedi meczup, “sözü zemzem olsa içilmez.”
Meczup diyerek geçmek mi? Allah korusun! Hele hele meczup diye hakaret etmek kimin haddine. Kem söz, tetikteki elin sahibine çevrilmiş silah gibidir. Bir nevi intihardır. Sakınmak gerek.
Rahmetli Onbaşı Veli Kulak bizi nerelere götürdü. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.
Not: Saygıdeğer hocam Aliye Örs Küçükoğlu’nun eşi, dostum Sami ve Sadi Küçükoğlu, Semra Nas, Merve Küçükoğlu Keser ve Özlem Küçükoğlu Ün’ün babaları, güzel insan, kuyumcu Nevzat Küçükoğlu bir süredir Ankara’da tedavi görüyor. Duanın şifa olduğuna inanan dostlardan ve okurlardan Nevzat Abi’yi unutmamalarını rica ediyorum.
Rasulüllah (s.a.s.) şöyle buyurdu: “ Müslüman bir kul, yanında olmayan kardeşi için dua ederse, melek ‘Onun için istediğinin aynısı sana da verilsin!’ der.”
Duaların en makbulü, bir Müslüman’ın, bir din kardeşi için gıyabında yaptığı duadır. Allah hastalarımıza şifa versin.
Ahmet Tek