“Bucakkışla Sık Virajlar’da, taşın içinde gördüğüm bir ardıç, beni seyir terasına götürdü. Görmek, bakmak farklı kavramlar. Bakmak ve görmek arasındaki fark: Bakmak şahitliği, görmek derinliği ifade eder. Bakmak sadece gözle olur. Görmek, akıl, kalp ve gözün devreye girmesiyle gerçekleşir.”
Bu cümlelerin sahibi Karamanlı iş insanı, Torosların sevdalısı Celalettin Ölmez. Su Çıktı Şelalesi ile Kral Yolu’nu Karaman’a kazandıran Ferhat…
Doğa tutkunları Celalettin Ölmez’in köyüne ve köyüyle birlikte bölgeye yaptığı güzel işlerden haberdar. Yol kenarlarında zakkumlar, lavantalar mı gördünüz? Bunlar hep Celalettin Ölmez’in çabasının sonucu. Koca Çınar’da soluklanmak mı istediniz? Etrafın temizliğinde ve konforunda da Celalettin Ölmez’in parmağı var(!)
Celalettin Ölmez, bölgeyi tanıyanların bildiği gibi, Sık Virajlar denilen mevkide manzaranın güzelliğine vurulur. Her yıl binlerce aracın geçtiği Sık Virajlar’da tarihin tanığı bir anıt ardıçtan gözünü alamaz.
Celalettin Ölmez, ardıcın bulunduğu yere çıkar. Muhteşem Göksu Vadisi ayaklar altındadır. Manzaraya hayran kalır. Sağ tarafta Çukur köyü ve Bostanözü, yemyeşil orman, Bucakkışla, Göksu Nehri, Bıçakçı Köprüsü, Mavi Göl, Kurucabel… “Böyle, güzel bir manzaradan herkes nasiplenmeli” diye düşünür. Düşünmekle kalmaz, “Burası bir seyir terası olmalı. İnsanlar burada mola verip bu güzelliği seyredip şükretmeli” der.
İş insanlarının başkalarından farkı, karar verdikleri işi ertelememektir. Celalettin Ölmez de kolları sıvar. Alatalı Hasan Usta’yı bulur. Ekskavatörle ardıcın çevresi açılır. Bayırlı ustalar kırılan taşları kullanarak bir duvar örerler. Su Uçtu Şelalesi ve Kral Yolu’ndan tecrübeli Çukurlu ustalar çevre düzenlemesine başlar.
Marangoz Mehmet Doğan’a kameriye sipariş edilir. Bir de oturma grubu yapılır. Her şey tastamam olmuştur. Seyir terası birçok kişinin soluklandığı, manzara seyrettiği bir mekana dönüşmüştür.
Celalettin Ölmez, “viraj dönüşüne bir otopark yaptırabilirsek süper olacak” diyerek, arayışını sürdürürken, bir haber ulaşır kendisine.
Necip Fazıl’ın Sakarya Türküsü şiirindeki “Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.” dizesini insanlar için söylediği gerçeğine bir kez daha tanık olunur. Seyir terasındaki oturma grubu çalınmıştır. Devasa büyüklükteki masa ile oturma bölümü birileri tarafından sökülmüş, bir araçla kaçırılmıştır. Kameriye boş kalmıştır.
Güvenlik güçleri, olayı takibe almış. Celalettin Ölmez, şimdi aynı yere taştan bir oturma grubu yaptırmanın arayışına başlamış.
Utanmazlar, yuh olsun! demekten başka söz bulamadım. Gerçekten yuh olsun!
Ahmet Tek