Kalaycı, Kilitlemedik Yer Bırakmamış

İyi ki, 5 yılda bir seçim yapılıyor. İyi ki, şehrin eksiği fazlası seçim öncesi tartışılıyor. İyi ki, belediye başkan adayları, halkın büyük bölümünün haberi olmayan konuları gündeme getiriyor. İyi ki, mevcut belediye yönetiminin icraatları hakkında çeşitli iddialar ortaya atılıyor. Seçimden seçime olsa da herkes eteğindeki taşları döküyor.

İyi ki dememin sebebi, Karaman Belediyesi’nin kapalı kutu halini, siyasi parti temsilcilerinin 5 yıl aradan sonra gündeme getirmeleri oldu.

Ak Parti Karaman İl yönetiminin suskunluğunun sebebi malum: Cumhur İttifakı. Bahçeli’nin Ak Parti’ye desteği, MHP’li Belediye Başkanı Savaş Kalaycı’yı, iktidar partisinin her türlü eleştirisinden korudu. “Nasıl eleştirelim, ortağımız” sözünü hangimiz duymadık? “Kol kırılır, yen içinde kalır” kuralı uygulandı.

Ya CHP İl yönetimi ile CHP Milletvekilinin 5 yıllık suskunluğuna ne demeli? CHP’nin Karaman’da muhalefet etmek bir yana her hangi bir konuda görüş bildirdiğini hatırlamıyorum.

CHP’nin Karaman Milletvekili, Meclis kürsüsünden arada bir konuşmayı yöntem olarak seçip, oy aldığı kitle tarafından alkışlanınca, Karaman yerine ülkenin genel siyasi durumunu öne aldı.

CHP İl Yönetimi ve CHP’nin ağır abileri Karaman’da muhalefet etmenin sorumluluğunu üstlenmedi. Hatta ilk yıllarda belediye meclisinde MHP’li üyelerle CHP’li üyelerin ortak hareket ettikleri iddia edildi. Bazı CHP’lilerin MHP’li belediyeyi desteklediği dedikoduları bile başladı.

Karaman Belediyesi’nin faaliyetleri yerel basın tarafından da gündeme getirilmedi. Medya mensupları susmayı tercih etti. Belediye Başkanı basın toplantısı yapmadı, kamuoyu bilgilendirilmedi.

Bu duruma tepki gecikmedi. Belediyenin rutin açıklamalarına veya haberlerine Karaman’daki basın kuruluşlarının birçoğu yer vermedi. Belediye ile medya arasındaki köprüler atıldı.

Durum böyle olunca 5 uzun yılın ardından belediye başkan adaylarının söyledikleri karşısında hayretler içerisinde kalıyoruz. CHP adayı Recep Sertçelik, canlı yayında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, bir soru üzerine şöyle konuştu:

“Savaş Kalaycı döneminde hiç otobüs alınmadı. Bazı otobüsler bozuk. Sanayiye götüremiyorlar. Çünkü tamircilere borçlular. Otobüslerin onarımını bile yaptıramayan bir belediye durumuna düştüler” dedi.

Recep Hoca, sayılar açıkladı, bozuk araçların durumuna kadar bilgi verdi. Recep Sertçelik, sanayiyi avucunun içi gibi bilen biri. Orada onun yetiştirdiği yüzlerce öğrenci bugün ustalık yapıyor.

Recep Hoca’ya “Yalan söylüyor” diyen biri çıkmadı. Sertçelik’in başka konularda da ağır eleştirileri oldu. Savaş Kalaycı cephesinden bir açıklama yapılmadı. Kalaycı ekibinin “susmayı strateji olarak benimsediklerini” düşünüyorum.

Cumhur İttifakı’nın büyük ortağı Ak Parti ise adeta 5 yıllık suskunluğun acısını çıkartıyor. İl Başkanı’nın zehir zemberek açıklamaları henüz tazeliğini korurken, Mevlüt Akgün MHP’li Başkan yönetimindeki belediyenin eksiklik ve aksaklıklarına vurgu üstüne vurgu yapıyor.

Akgül’ü dinledikçe “Ah Karaman! Beş yıl heba olmuş. Herkes ileriye giderken Karaman geride kalmış” diye hayıflanmamak elde değil.

Mevlüt Akgün’ün son basın açıklamasını okuduktan sonra, Karamandan.com’da “Hatuniye Medresesi’ni Konya’ya Taşımışlar(!)” başlığıyla yayımlanan bir yazımı hatırladım.

Tam 3 yıl önce, 18 Mart 2021’de yayımlanan yazının girişi şöyleydi:

“Hatuniye, şehrin kalbindeki nadide eserimiz. Hatuniye’den haberiniz var mı? Hatuniye Medresesi’ni Konya’ya taşımışlar (!) Karaman’da kimsenin haberi olmamış.
Hatuniye’yi en son ne zaman gördünüz? Hatuniye’yi kim işletiyordu? Hatuniye Millet Kıraathanesi olmuştu; bedava çay ve kek vardı. Sonra kapandı. Kapandığından kimin haberi oldu? ‘Niye kapandı?’ diye soran biri çıktı mı?

“Hatuniye Konya’ya taşınmış” haberine şaşıran, ‘olmaz öyle şey!’ diyen çıkar mı? Hatuniye Medresesi’nin yerini bilmeyenler var desem, inanır mısınız?

Sevgili okur! Hatuniye Medresesi bir yere taşınmadı. Yerinde duruyor. Ama Hatuniye Medresesi’nde bir büyük değişiklik yaşandı ve bundan kimsenin haberi olmadı.

Hatuniye Medresesi, Kamil Uğurlu’nun Belediye Başkanlığı döneminden bu yana Karaman Belediyesi’ne tahsisliydi. Bir restorasyon geçirdi, sonra çeşitli amaçlarla kullanıldı. Bir ara lokanta bile olmuşluğu var. En son görevi, Ak Parti’nin “Millet Kıraathanesi” uygulamasına mekan olmaktı. Karaman’da Ak Parti yerel yönetimde seçimi ortağı MHP’ye kaptırınca, Millet Kıraathanesi sessiz sedasız kapandı. Kıraathane müdavimleri ve Ak Parti cenahından bu duruma tepki gösteren olmadı. Belediye Meclisi’nde de “Ortak ne yapıyorsun?” sorusunu duymadık.”

Meğer kapanan tek yer Hatuniye Medresesi değilmiş. Kapısına kilit vurulan yerler arasında Kale lokantası, düğün salonları, tarihi belediye binası (Taş bina), Mut yolu girişindeki tesisler, aşevi ve barınma evi de varmış.

Kaledeki tesisleri bilmiyordum. Ama kaç kez, “Karaman Kalesi, şehrin ortasında büyük bir ceset gibi yatıyor.” diye yazdım. Hisar ve Hecceler sakinlerinin niye sesi çıkmamış ki! Bunlar benim iddialarım değil. Ak Parti’nin Karaman Belediye Başkan adayı Mevlüt Akgün’ün iddiaları. Bu uyarıyı troller ve yazıyı okumadan bana yanıt veren fanatikler için yapıyorum. Bu iddiaların muhatabı ve cevaplaması gerekenler Savaş Kalaycı ve ekibi. Troller ve fanatikler; üzerinize vazife olmayan işlere burnunuzu sokmayın. Bu köşe her adaya ve her cevaba açık.

Bakın, Mevlüt Akgün neler söylemiş, Kalaycı dönemine ilişkin hangi iddiaları dile getirmiş:

-Mevcut Belediye Başkanı 2019 yılında söz verdiği 101 vaadinden 85’ini gerçekleştirmedi.
-Kamuoyuna bu anlamda açıklama yapmaktan kaçındı.
-Göreve geldiğinde Kale Lokantası açık ve hizmet veriyordu. Şu an kapalı ve virane vaziyette.
-Hemen yanında ve üzerinde bulunan iki adet düğün salonu kapalı ve mekânlar adeta talan edilmiş, yıkılmış durumda.
-Hatuniye Medresesi, Millet Kıraathanesi olarak hizmet veriyordu. Kitap okuma, ders çalışma imkânı olan nezih bir mekândı. Yerinde yeller esiyor.
-Taş bina olarak bilinen tarihi belediye binası restore edilerek kullanıma açılmıştı, şimdi kapalı.
-Karaman’ın Mut girişinde mükemmel bir yere, konuma sahip Seyir Terasları’nda bulunan kafe, lokanta ve açık hava düğün salonu olarak planlanan alan beş yıldır kapalı. İnşallah talan edilmemiştir.
-Çarşı Polis Karakolu karşısında “Aşevi” vardı. Garip gureba için 3 öğün çorba çıkardı. Kapatılmış.
-Aynı yerde kimsesizlerin sığınabileceği bir de “Barınma Evi” vardı. O da yok olmuş. -Belediyemizin camilerimizi temizleyen bir “ Temizlik Ekibi” vardı. 5 yıldır o da yok.

Mevlüt Akgün, açıklamasında mevcut belediye başkanı ve belediye yönetiminin neredeyse hiçbir icraat yapmadan, önemli sorunların çözümü için hiçbir proje üretmeden, bir kısım yol, kaldırım, park çalışması ile dönemini tamamladığını öne sürdü. Akgün, Ak Partili belediyeler döneminde hizmete sunulan tesislerin kapılarına kilit vurulmuş olmasına dikkat çekerek, “Bir şeyi ortadan kaldırıyorsun madem, yerine daha iyisini koymak gerekmez mi?” diye sordu. Bu soruya da yanıt gelmedi.

Mevlüt Akgün’ün dediği gibi; “Farkında mısınız bilmiyorum ama eksiliyor bu şehir. Yavaş yavaş, hissettirmeden.”

Bunca tesis 5 yıl kapalı kalmış. Kimsenin ruhu duymadı mı? Belediyenin ekonomik kaybını kimse dile getirmedi mi? Milli servetin kırılıp dökülmesi, tahrip ve talan edilmesi nasıl görmezden gelindi? Hatuniye Medresesi Konya’ya taşınsa bu şehrin bundan haberi olmayacak mı?

Karaman Belediyesi sosyal tesisi olmayan, çay içilecek bir işletmesi bile bulunmayan Türkiye’nin tek il merkezi olabilir.

Duydum ki, Karaman Belediyesi 4 yıldır kapalı tuttuğu Alpaslan Türkeş Parkı’ndaki taş binada Karaman’ın yöresel yemeklerini yapacak bir lokanta açmak için gün sayıyormuş. Malzemeler çoktan alınmış. İşletmeye açılması için görüşmeler yapılıyormuş. İsabetli karar. Böyle güzel bir hizmet, seçim yatırımı bile olsa Karaman’ın kazanımı olacaktır. Bugüne kadar gecikilmesi iyi olmadı. Belediyelerin büyük bölümü kent lokantalarıyla övünürken, Karaman bu konuda da boynu bükük kaldı.

Karaman Belediyesi, Millet Bahçesi’ni bile üzerine almamış. Bunun da bir başka örneği yok. Varsa da ben duymadım. Her yerde millet bahçeleri belediyelere devrediliyor. Karaman’daki Millet Bahçesi ise İl Özel İdaresi’ne emanet.

Kültür, sanat derseniz çoktan unutuldu. Hiçbir etkinlik haberi duymuyoruz. Üç yıl kadar önce KARTAP adlı bir oluşumun yönetimindeki iki kişinin kitabını bastırmışlar. Sonra ne olduysa onlara da kapılar kapanmış. Belki bir gün olayın perde arkasını da paylaşırım.

Günün Sözü: Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır.

AHMET TEK