Bu çalışmaya öyle çok kişi emek verdi ki, isimleri eksik yazmaktan çekinirim. Karaman’ın eski valisi Fahri Meral meşaleyi yakan ilk yönetici oldu. Ardından Vali Mehmet Alpaslan Işık, Vali Tuncay Akkoyun, KOP İdaresi eski Başkanı Mahmut Sami Şahin, Milli Eğitim İl Müdürü Mehmet Çalışkan, Kültür ve Turizm İl Müdürü Burhan Yemiş, koleksiyoner, Karaman sevdalısı Ali Yağcı, KMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi’nin duayen hocası Ahmet Hakan Yılmaz, on parmağında on marifet olan İ. Ethem Büyükköse, Karaman’ın ağabeylerinden Ahmet Sağkaya, iş insanlarımızdan Sami Özdağ ve isimlerini sayamadığım birçok Karamanlı’nın katkısı var.
Emir Musa Beyin adını taşıyan medresenin taşlarından inşa edilen 95 yıllık tarihi bina, kısa bir süre sonra yeni bir kimlikle görev yapmaya devam edecek.
Gazi Okulu, Karaman’a eğitim tarihi, müze ve çeşitli sanat faaliyetlerinin yapılabileceği nezih bir yaşam alanı sunacak. Karaman’ın incisi, en güzel binası, tecrübe ve şahitliklerini anlatacağı misafirlerini sabırsızlıkla beklemeye başlamış.”
Bu satırlar, 13 Eylül 2023’te “Karaman’ın En Güzel Binasının Bilinmeyenleri” başlığıyla Karamandan.com’da yer aldı. En çok okunan yazılardan oldu. 23 Ekim’de “Bunları İlk Kez Duyacaksınız” başlığı ile Gazi Mustafa Kemal İlkokulundan, ilk mezunlarını verdiği 1933 – 1997 yılları arasında diploma almış 9 bin öğrenciden Karaman’da isimleri hatırlanan yaklaşık yüz kişinin listesine yer verdim. Listedeki isimlerin binlere ulaşacağını ifade ettim.
Gazi Mustafa Kemal İlkokulundaki hummalı çalışmada sona gelindi. Müze başta olmak üzere binada yer alması planlanan bölümler ziyaretçiler için hazır hale getirildi. Yeni kimliğiyle hizmet verecek olan binadaki ilk etkinlik ise Atatürk’ün sevdiği şarkıların icrası olacak.
Cumhuriyetin 100. yıl kutlama törenlerinin ardından protokol, Gazi Mustafa Kemal İlkokuluna gelecek. Kültür Merkezi ve müze olarak hizmet verecek olan tarihi ‘GAZİ’ ziyarete açılacak. İsteyen vatandaşlar binayı gezebilecekler. Resmî açılış ise ileri bir tarihte, özel davetlilerin katılımıyla gerçekleştirilecek. Açılışa, Gazi Mustafa Kemal İlkokulu mezunları davet edilecek. Görkemli bir tören düzenleneceğini şimdiden müjdeleyebilirim.
Ana giriş kapısına GAZİ tabelası asılan bina, dış aydınlatma ile ışıl ışıl oldu. Bina yeni görünümüyle İstasyon Caddesi’nin havasını değiştirdi. Okulun girişindeki Atatürk heykelinin de bakımı yapıldı. Heykelin kasaba taşından yapılmış olan kaidesindeki kırık parçalar onarıldı.
Karaman Belediyesi ekipleri okulun girişinde ve bahçesinde peyzaj düzenlemesi yaptı. Aydınlatmayı, Karaman’ın otomasyon sektöründeki gururu ve uluslararası markası WHITE ROSE’un sahibi Musa Akgül üstlendi. En fazla yardımda bulunan sponsor ise Saray Holding ve Yönetim Kurulu Başkanı Sami Özdağ oldu.
Önce kısaca göz atalım; ‘GAZİ’de neler yapılmış, ziyaretçiler neleri görebilecek:
1- Zemin kat:
-Yunus Emre Kitaplığı. Bu bölümde Yunus Emre ile ilgili yayımlanmış kitaplar, her tür obje yer alıyor. Şirin bir okuma odası olarak düzenlenmiş. Kitap okuyacaklar için sakin bir köşe.
-Yunus Emre Meşk Odası: Burada fasıllar ve canlı müzik icra edilecek. Meşk odası Karaman’a yeni gelen bir değerli hocamıza emanet edildi: Aydın Musa Güven.
Güven Hoca bir derya. Babaoğlu Kolejinde müzik öğretmeni. Sadece müzikte değil, tasavvuf alanında da donanımlı, bir İstanbul çelebisi.
Meşk Odası, 29 Ekim Cumhuriyetin 100. yılına özgü, ilk icraya ev sahipliği yapacak. Bu gece Karaman’ın değerli evlatlarından, keman sanatçısı Süleyman Ünver’in de aralarında bulunduğu bir heyet, Atatürk’ün sevdiği şarkılara eşlik edecek. Gecenin solisti Aydın Musa Güven.
-Landa: Sözcük, Karaman’ın yazılı kaynaklardaki en eski adı. Kadınlar Kooperatifi bu ismi seçmiş. Landa, kendilerine ayrılan bölümde Karaman’ın yöresel ürünlerini satacak. Bu bölüme uğrayan eli boş çıkamayacak. Erişteden bulgura, lavantadan sirkeye, ekşikara üzüme, sebze ve meyve kurularına kadar onlarca kaliteli, coğrafi işaretli ürünlerle hediyelik eşya satışa sunulacak.
-Mutfak: Karaman yemekleri kursunun verileceği donanımlı bir mutfak. Kursiyerlere, usta aşçılar, Karaman yöresel yemeklerinin yapımını öğretecek.
-Yemek Satış Odası: Mutfakta hazırlanan Karaman yemekleri bu bölümde satılacak.
2- Bodrum Kat:
-Kültür Bakanlığı Sanatçısı, Somut Olmayan Kültürel Mirasın Taşıyıcısı, Karamanlı yemeni ustası 80 yaşındaki Ahmet Sağkaya’nın mini ayakkabı müzesi.
Ahmet Usta çarık ve deri çanta yapımı kursu verecek. Müzede ayakkabı çeşitleri arasında en ilginç olanları Mehmet Ağa’nın sarı çizmesi ile 150 yıllık gelin ayakkabısı. (Bu ayakkabının hikâyesini ayrıca yazacağım) Müzede dünden günümüze ayakkabı yapımında kullanılan alet edevat da yer alıyor.
-Kültür Bakanlığı Sanatçısı, Somut Olmayan Kültürel Mirasın Taşıyıcısı, Açık Cezaevi Marangoz Atölyesi Usta Öğreticisi, ahşap oyma sanatkârı, Hürrem Dayı ve Nalıncılar Evi’nin ahşap oymalarını aslına uygun yapan Ali Yavuz’un kurs odası.
-Seramik ve cam kursu için tahsis edilen odalar. (Daha sonra faaliyete girecek)
3- Birinci Kat:
– Cumhuriyet Sınıfı,
-Hollanda Sınıfı,
-Sıbyan Mektebi Sınıfı,
-Eski Müdür Odası ve Maarif Eşyaları.
Bu kattaki koridorlara da teşhir masaları konuldu ve eğitim malzemelerinin bir bölümü bu alana konuldu.
(Müze, niteliği ve malzeme zenginliği açısından Türkiye’nin ilk ve tek ilköğretim Müzesi olacak. Ali Yağcı hem koleksiyonunu Hollanda’dan getirdi hem düzenleme işini üstlendi.)
Cumhuriyetin 100. yılında Karaman böyle güzel bir kültür merkezine kavuştu. Okulun bahçesi de havalar uygun olduğu sürece dinlenme ve çay kahve içme mekanı olarak kullanılacak. Hafta sonları canlı müzik meşk edilecek. Karaman yemeklerini tatma imkanı doğacak.
Ancak bu güzellikleri görmezden gelip olayı isim tartışmasına çevirmeye çalışanlar var. Bunların arasında art niyetliler ve siyasi çıkar umanlar bulunabilir. Ancak, büyük çoğunluğun iyiniyetli olduğuna inanıyorum. Bu kesime kulak vermek gerekir. Binanın ‘Gazi Mustafa Kemal İlkokulu’ olarak yıllarca eğitim yuvası olarak hizmet verdiğini belirten bir grup, Kültür Merkezi’ne de aynı ismin verilmesini istiyor.
Bunca fırtınaya ne gerek var? Atatürk’ün ata yurdu olmakla övünen bir şehirde, Cumhuriyetin 100. yılı kutlanırken, ‘Gazi Mustafa Kemal’ adını tartışılır hale getirmek ne demek? Bunca fırtına estirmek, ortamı toza dumana boğmak kime ne kazandıracak?
Kişisel düşüncem, binanın yenilenen haliyle de ‘Gazi Mustafa Kemal’ adını taşıması. Halk arasında yaygın kullanım yıllardır olduğu gibi yine GAZİ olacaktır.
Ankara’daki Gazi Mustafa Kemal Bulvarı yazıldığı gibi kullanılmaz. Yazarken ve konuşurken GMK olarak ifade edilir. Yine Ankara’nın Yenimahalle ilçesine bağlı bir mahalle olan Gazi Mahallesi, tapu kayıtlarında, diğer iki mahalle ile birlikte Orman Çiftliği Mahallesi olarak yer alır. Gazi’nin ne demek olduğunu ve bu ülkede kimi çağrıştırdığını bilmeyen var mıdır? Aksini iddia edenin amacı, üzüm yemek olmasa gerek.
Olayı kaşımak isteyenlere, Gazi Mustafa Kemal adı üzerinden ayrıştırma çabasındakilere prim verilmemesinden yanayım. Karaman’daki tartışmanın uzamaması, rahatsızlık kaynağı olmaktan kurtarılması gerektiğini düşünüyorum. Vakit kaybetmeden, gecikmeden…
Bu ülkede ‘Gazi Mustafa Kemal’ adından rahatsızlık duyduğunu söyleyecek Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olacağını zannetmiyorum. Karaman’ı böyle bir tartışmanın içine sokmak ve kamuoyunda yanlış bir algıya neden olmak kimsenin hakkı değildir. Karaman bu konuyu kısa sürede çözüme ulaştıracaktır.
Kıymetli okur, Cumhuriyetin 100. yılı hepimize kutlu olsun. Ne mutlu, Cumhuriyet 100 yaşında. Gelişmişlik düzeyine ulaşamadık, gerçek demokrasiye geçemedik, adaleti tam anlamıyla tesis edemedik, yoksulluğu, işsizliği yenemedik. Ekonomik sorunlar yaşıyoruz.
Birçok alanda dökülüyor olabiliriz ama tüm bu eleştirileri yaparken, bir gerçeği ıskalamaya kimsenin hakkı yok. Bugün dünyada başı dik durumdaki ülke vatandaşları arasında ilk sıralardayız. Özgürüz, barış içindeyiz, güvendeyiz, okullarımızda 20 milyondan fazla öğrenci eğitim görüyor, 120 bin cami ibadete açık, 100 yıldır savaş görmedik. Dünyanın en bereketli toprakları üzerindeyiz. Askeri gücümüz, üretim potansiyelimiz, eğitimli nüfusumuzla dünyanın 10 büyük ülkesi arasındayız. Bu ülkeyi, ülkenin kazanımlarını, değerlerini hakir göstermek isteyenlere fırsat vermeyelim.
Bir gazeteci olarak dileğim, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün, hukukun üstünlüğünün, temel hak ve özgürlüklerin yaşandığı, çağdaş parlamenter demokrasinin yeşerdiği, refah içinde gelişen, fırsat eşitliği sağlayan bir Türkiye görmektir. Birçok usta meslektaşlarım gibi hayal ettiğim ülkeyi görmeden ölmek istemiyorum.
Not: Bir gelişme ve oluş anında aldığın tavır, inanç ve karakterin yansımasıdır.
Ahmet Tek