Pop imam Halil Konakçı, “Allah’ın cennette Hz. Meryem ile Hz. Muhammed’i nikahlayacağını” söylemiş. Türkiye’de bazı bölgelerde ‘Beşik Kertmesi’ geleneğini biliyordum. Dede Korkut Kitabı’nda da geçer. Anadolu’da bu gelenek şöyle işler: Bir kızın doğum haberini alan ve bu kızın ailesiyle akraba olmak isteyen erkek ailesi, kızın ailesine bir beşik yollar ve söz kesilmiş olur.
Dinde ‘Cennet Kertmesi’ diye bir terim olduğunu ise ilk kez duyuyorum. Halil Konakçı, Türkiye’de üç ayların konusunu belirleyen kişi oldu (!) Peygamberimizin, Hz. Meryem’le evlenip evlenmeyeceği rivayeti günlerce tartışılacak gibi gözüküyor.
“Allah nikahlayacak” ifadesi bana nahif gelmedi. Nikahı, bu dünyanın uygulaması diye biliyordum. Halil Konakçı’nın söylediği doğruysa cennette de nikah olacak demektir. Peki, cennetliklerin nikahını kim kıyacak? Nikah varsa boşanma da olacaktır. Dolayısıyla nafaka vd. konular da arkasından gelecektir.
Evlilik hukuku uçsuz bucaksız deryadır. Akrabalık ilişkileri, çoluk çocuk derdi, birlikte yaşama yükümlülüğü ve daha neler neler. Aklıma tuhaf sorular geliyor ama buraya yazabileceğim şeyler değil.
Cennette nikahla kapı açıldı. Bakalım, Ramazan’da hangi konuları tartışacağız? İnşallah günlerimiz ‘abesle iştigal’ patikalarında heder olup gitmez. Hz. Muhammed (sav) “Kişinin mâlâyâniyi terk etmesi Müslümanlığının güzelliğindendir” demiş. Mâlâyâni; anlamsız, boş, saçma, yararsız (şey, söz) demektir.
AHMET TEK