Karaman’dan Dedikodular

“İster gül ister ağla
Kara bahtlı Karaman’a
Bu kadarı çok fazla
Derdi bitmez yana yana”

Karaman’da ne acayip işler oluyor, bir bilseniz. Ülkenin çivisi çıkmışsa her yer ve her şey sallanır. Aynen öyle. Karaman’da olup bitenlerin ise benzeri yok. Komik olanı da var, acı olanı da. Benim komik dediğim olayı siz dram olarak görebilirsiniz. Buyurun başlayalım…

Teşekkür Etmek ve Özür Dilemek Eziklik mi Erdem mi?

Rektör Namık Ak, ikinci basın toplantısını yaptı. Bu toplantı için yakın çalışma arkadaşları ön hazırlıklar yapmış. İlk basın toplantısı bir tuhaftı. Fiyasko demeye dilim varmıyor. Rektör saatlerce konuşmuş ama kimse o konuşmadan tek cümle yazmamıştı. Herkes, KMÜ’nün sitesinden alınan haberi kullanarak yasak savmıştı. Ben de bu toplantıdaki beceriksizliği köşemde yazmış, basınla ilgisi olmayan kişilerin kahvaltı masasında gerine gerine oturduğunu görünce dayanamayıp, “kim bunlar?” demiştim. Bir de KMÜ tarafından çekilen fotoğraflarda kişilerin enseden çekilmiş halleri yok mu, adeta tüy dikmişti. Güya basınla toplantı yapılmıştı. Onca ikram, onca masraf boşa gitmişti.

İkinci toplantı için basın mensupları önceden ziyaret edilmiş, bazı kişilerin görüşleri alınmış. Olumlu bir gelişme ve ilk toplantıdan ders alındığının işareti olarak yorumladım.

Basın toplantı nerede yapıldı, kimler katıldı, rektör neler anlattı hiç bilgim yok. Toplantıdan, Ak Parti Belediye Meclis üyelerinin Rektör Namık Ak’a zehir zemberek sözlerinin yer aldığı açıklamayı okuyunca haberdar oldum. Açıklama, basın toplantısından beklenen yararı süpürdü götürdü. O fırtına karşısında ne varsa uçar gider. Öyle oldu.

Ne olduysa basın toplantısının ardından soru-cevap faslında olmuş. Rektör, evrensel bilim yuvasına yakışmayacak bir üslupla konuşmuş. KMÜ kampüsüne TOKİ’ye, akademisyenler ve personel için konut yaptırılacakmış. Bunu da yeni duyuyordum. Belediye Meclisi onay vermemiş. Rektör konuya açıklık getirmek isterken AK Partili üyeleri itham etmiş. Aman Allah, neler söylemiş neler… Yenilir yutulur yanı yok. Yeniden hatırlatmak istemiyorum.

Olan oldu, rektörün dokunulmazlığına Ak Partili Meclis üyeleri son vermiş oldu. Meclis üyeleri haklı olarak rektörden özür dilemesini istediler. Rektör, kendisinden beklenen özrü hâlâ dilemedi. Duyumlarıma göre, özür dileme yanlısı değilmiş. Meclis üyeleri, eğer bekliyorlarsa boşuna beklemesinler. Ha, doğru mudur bilmiyorum, kampüste inşaat başlamış. Belediye yetkililerine duyurulur. Bu gidişle fakülte binalarına kaçak kat çıkmaya kalkmasınlar(!) Türkiye’de en ballı iş inşaatçılık diye söylenir. Benim bilmediğim işler…

Bazı kişiler teşekkür etmeyi de özür dilemeyi de eziklik kabul eder. Kibirden midir, aşağılık hissinden midir, başka bir nedenden midir bilmiyorum. Oysa, teşekkür etmek ve özür dilemek nezakettir, erdemdir. Meclis üyeleri onca lafı bir bardak soğuk su içerek hazmetmek zorunda kalacağa benziyor. Üstad Cemil Meriç, “Üslubun kimliğindir” demiş.

KMÜ Rektörü İlk Kez Ulusal Basında:

Rektörden başladık, rektörden devam edelim. Namık Ak, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’ne 2021’in Şubat’ında rektör olarak atandı. Sekiz ay olmuş. Sayaç çalışıyor, zaman su gibi akıyor.

Rektör Ak, ulusal basında, 6 Şubat’ta, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 11 üniversiteye rektör atadı. Atama kararları Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Namık Ak atandı.” cümleleriyle haber olmuştu.

Ak’ın son basın toplantısındaki sözleri ve Ak Partili Meclis üyelerinin açıklamaları ulusal basında yer aldı. Benim sevmediğim ve habercilik tarzına karşı olduğum bir gazete, bu olayı görmekte gecikmedi. Bildiğim kadarıyla Rektör Ak’ın adı, bu görevi süresince ilk kez ulusal basında kullanıldı.

Rektör Ak, yerel medyanın en çok haber yaptığı kişi… Attığı her adım, KMÜ’nün sitesine konuluyor, yerel basın da tek kelimesine dokunmadan kes yapıştır yöntemiyle kullanıyor. Bu haberlerde bazı tuhaflıklar da oluyor. Okunmuyor olmalı ki göze çarpmıyor. Örneğin, Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü tarafından “Özel Eğitim Hizmetleri Semineri” düzenlendi. Çok önemli bir etkinlikti. Bu seminerin mimarı Prof. Dr. Aliye Çınar Köysüren’di. Seminerin haberi her yerde “2022 yılında öğrenci kabul edecek olan Özel Eğitim Bölümünü etkin ve tanınır kılmak amacıyla böyle bir seminer düzenlediklerini belirten Prof. Dr. Köysüren” diye kullanılmıştı. Hocanın adı unutulmuş, haberde bir başka yerde de yazılmamıştı. Bulmaca gibi, ismi bulma görevi okuyucuya bırakılmıştı. Bu eksikliği veya özensizliği, Aliye Çınar Köysüren ve seminer ekibinden başka fark eden olmuş mudur? Bilmiyorum.

TDK Başkanı Konuşurken Kim Uyudu?

Kalabalık toplantılarda, salonda oksijen azaldığı için katılımcıların üzerine bir ağırlık çöker, gözler kapanır, kişinin içi geçer. Bir vakitler foto muhabirleri toplantılarda uyuyan kişileri çekmeye odaklanmıştı. Bir moda akımı gibi başlamış ve uzun süre devam etmişti. Döneminin popüleri olan, şimdilerde isimlerini kimsenin bilmediği nice kişiler, uyurken yakalanmıştı. Uyumak kusur değil, ihtiyaç. Ama yeri ve zamanı şaşmış bir uyku, sahibini utandırır. Bir toplantıda “Çok efkarlandım, bir şarkı attırıyım” diyerek, şarkı söylemek gibi…

Rektör Ak’ın gözleri kapalı fotoğrafını çekmişler. “Seminere damga vurdu” başlığıyla uykulu veya uykucu rektörü afişe etmişler. Eskiden, toplantıda uyuduğu öne sürülen kişiler, “Uyumadım, gözlerimi dinlendiriyordum” diye mazeret öne sürerlerdi. Bakalım, rektörden nasıl açıklama gelecek? TDK Başkanının konuşması uzundu ama okuduğum kadarıyla uyutacak kadar sıkıcı ve yavan değildi.

Rektörün uyuduğu öne sürülen toplantının adı “Karaman Uluslararası Yunus Emre ve Türkçe Bilgi Şöleni.” Kırk üniversiteden 124 bilim insanı katılmış. Bunların arasında Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Gürer Gülseven de vardı.

Ermenek’te twit savaşı

Biraz da şöyle çevreye açılalım. Karaman’ın ilçelerinden pek haber alamıyoruz. Gelen haberler, belediyelerin övünme yazıları… Ermenek Belediyesi haberlerinin tamamı öyle. Başkan Zorlu, basın mensuplarıyla iletişim kurmanın yolunu bilen biri demek ki…

Atilla Zorlu, arkasında Lütfi Elvan gibi bir desteğe sahip olan Ak Parti’nin adayı eski başkan Uğur Sözkesen’i ezip geçmiş ve seçimi büyük oy farkıyla kazanmıştı. Ak Parti İlçe yönetimi ile Atilla Zorlu arasında gizli bir mücadele olduğu herkesin malumu… Zaman zaman patlak veren bir mücadele…

Son bomba, twetter üzerinden patladı. Ak Parti Ermenek İlçe Başkanı Mevlüt Sarıtaş, “Ayıyı muhtar yapan köy, armudu anca rüyasında görür” tiviti atmış. Atilla Zorlu, yanıtı geciktirmemiş: “Ayıyı armudu boş ver de illa köpek olacam diyorsan sadakati öğren, havlamayı değil” diye yazmış.

Tivitte başlayan hesaplaşma yazılı açıklamaya kadar uzanmış. Başkan Zorlu ve İyi Parti Ermenek İlçe Başkanı Kamil Koçdayı, yazılı açıklama yaparak, Mevlüt Sarıtaş’ın tivitini kınamışlar. Açıklamada, “Muhtarlarımızı ayıya benzeterek 16 ilçe merkezi köylerimizle beraber toplam 58 muhtarımıza yapılan bu saygısızlığı kınıyoruz” demişler.

Yetmemiş, bu açıklamayı kınamayan Ermenek Muhtarlar Derneği ve Karaman Muhtarlar Derneğini de kınamışlar. Kına üstüne kına. Ermenek’ten katmerli kına… Bitti mi? Hayır! Açıklamada Yüce Türk adaleti de göreve davet edilmiş. Kıymetli muhtarlarımızı değersizleştirmenin hesabının sorulması istenmiş.

Başkan Zorlu bilmez olur mu, Sarıtaş’ın tivitinin mecaz içerdiğini, bal gibi bilir. Siyaset, fırsatları gole çevirme sanatı değil mi? Zorlu şansını denemiş, top direkten dönmüş. Sarıtaş da tivitini silmiş.

Espri zeka ürünüdür, siyasette sık başvurulur. Dünya mizah tarihinin büyük bölümünü siyasilerin esprileri oluşturur. Hayvanlı benzetmeler kaba görülebilir ama Doğu klasiklerinin özünü hayvanlı öyküler oluşturur. Mevlana’nın Mesnevi’sinde de vardır, Şeyh Sadi’nin Bostan ve Gülistan’ın da da. Kelile ve Dimne’de tamamen hayvan öyküleri vardır. Kitabın adı bile iki çakalın isminden alınmadır.

Malzeme çok ama bugünlük bu kadarı yeter.

AHMET TEK