Peynir Severlere Müjde! “Divle”ye Standart Geliyor

TÜRKİYE’NİN EN LEZZETLİ PEYNİRLERİ LİSTESİNE GİREN DİVLE OBRUK PEYNİRİ İÇİN KOP İDARESİ KESENİN AĞZINI AÇTI…

Peyniri dünya lezzetlerinin ilk üçü arasında sayarım. Sabah kahvaltılarımın sebebidir. Soframın kraliçesidir. Kibirli değildir, herkesle iyi geçinir. Her çeşit ekmeğe eşlik eder. Simitle bir araya gelince, çifte kumrular gibidir. Bu ikili kadar birbirine yakışan başka tadımlık çok azdır. Pidenin, böreğin, köftenin içinde şeref misafiri muamelesi görür. Pizza varlığını ona borçludur. Çorbaya da salataya da burun kıvırmaz, bilir ki onlarla iş birliği yaparsa zevkten eriyecektir.

Yaz ayları peynirin özgürlük günleridir. Sıkmadan kurtulup, kayık tabaklara göç etmiştir. Karpuzun kırmızısının yanında pek mutludur. Kavunu görünce rekabetçi damarı tutar; “senin aroman mı benim aromam mı, haydi yarışa!” dediğini duyarsınız. Bu günlerde eski dostları domates ve biberden uzak duramaz. Bir yolunu bulup onlarla görüşecektir.

Peynir sınıf farkı gözetmez, yoksulun tezgahında, zenginin dolabında birkaç çeşidiyle nöbet tutar. İlk yuvası teneke, küp, deri, bez, sepet, tahta veya hiç akla gelmeyecek malzemelerdir. Kiminin bekleme odası soğuk hava deposu, kiminin bir mağara, kiminin toprağın altıdır. Sabırlıdır. Tadını ve kokusunu bu sabrına borçludur.

Peynir sonraki yolculuklarında zengin, yoksul ayırt etmeksizin her eve girer. Kokusuyla baş döndürücüdür. Sütün sabırla bekleyip, tada gark olma halidir. Aslını inkâr etmez. Emekçi ellerin her işkencesine boyun eğer. Tek korkusu namusuna dil uzatılmasıdır. Onun namusu, temizliğinin korunmasıdır; kıl, tüy, küçücük bir çer çöp onurunu, haysiyetini lekeler, hak etmediği kötü sözleri işitmesine sebep olur. Sütten çıktığı için her daim sütten çıkmış ak kaşık olmak ister.

Peynir adını eski Farsçadan almıştır. Sütle eş anlamlıdır. Mezopotamya ve Yakın Asya ana vatanı kabul edilse de onu bugün Avrupa sahiplenmiştir. Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Polonya, Danimarka, peynirde söz sahibidir. Çin, Malezya, Tayland ve Endonezya gibi Uzakdoğu ülkelerde peynir kültürü yoktur. Bu ülkelerde otellerde size sunulan peynirlerin büyük bölümü Alman, Fransız, Hollanda veya Danimarka üretimidir.

Türkiye peynir ihracatında 27. sıradadır. İrlanda, Belçika, Belarus, Yunanistan, Suudi Arabistan, Lüksemburg, Çekya, Litvanya gibi ülkeler Türkiye’den kat kat fazla peynir ihraç eden ülkelerdir. Dünya peynir ihracat piyasasının hacmi 26,8 milyar dolardır. Almanya’nın peynir ihracatı 4,5 milyar dolardan fazladır. Türkiye’nin ihracat rakamı ise 167 milyon dolardır.

Türkiye peynir tüketiminde de birçok ülkenin gerisindedir. Yılda kişi başına Fransa’da 26,8, Almanya’da 24,6 kilogram peynir tüketilmektedir. AB ortalaması 18,3 kilo olmasına rağmen Türkiye’de yıllık kişi başı peynir tüketimi 8,3 kilogramdır. “Biz her gün peynir sıkması yiyoruz” diyenler demek ki doğru söylemiyor. Veya arasına bir iki gram peynir koyduğu sıkmaya peynir sıkması adını veriyor.

Türkiye peynir çeşitliliğiyle sayılı ülkeler arasındadır. Anadolu her bölgesiyle onlarca farklı peynir çeşidine sahiptir. Kayıt altına alınmış 193 çeşit peynirimiz vardır. Son yıllarda medyada sık sık “Türkiye’nin En İyi Peynirleri Listesi” yapılmaktadır. Peynir tercihi damak zevkine göredir. Bununla birlikte peynir seçiminde ve iyi peynir listelerinin hazırlanmasında koku, renk, aroma ve tat üzerinden değerlendirmeler yapılır. Bu dört özellikten önce peynirin hazırlanma aşaması ve temizliği büyük önem taşır. Uluslararası tadımlarda standart aranan ilk özelliktir.

Türkiye’nin en yaygın ve en çok tanınan peynirleri, Ezine beyaz, İzmir tulum, Trakya eski kaşar, Kars gravyer, Çorum Kargı tulum, Trabzon kolattır. Birkaç yıldır Karaman Divle obruk peyniri de listelere girmeye başlamıştır. Tanınırlığı ve talebi arttıkça Divle peynirindeki sorunlar da ortaya çıkmıştır.

Lafla peynir gemisi yürümez. “Divle peyniri Türkiye’nin en iyi peyniri” diyebilirsiniz. Divle peynirinin “Türkiye’nin en lezzetli peyniri” olduğuna inanabilirsiniz. Kendi tecrübemle biliyorum ve çevremdeki peynir severlerden de öyle çok duydum ki, “Divle’nin iyisini bulmak mümkün değil.” Gerçekten öyle. Her yıl mutlaka 8-10 kiloluluk Divle obruk alırım. Ya derisi ya kokusu ya temizliği sorundur. Ağız tadıyla, kıl çıkar mı endişesi taşımadan, Divle peyniri yemişliğim maalesef bir ya da ikidir.

Peynir severlerin en büyük şikâyeti, tulumun içinden yabancı cisim çıkmasıdır. Her tulumun koku, renk, aroma ve tadının farklılığı aslında bir nimettir. Peynirin herkes tarafından sevilmesinin sebebidir. Geçtiğimiz yıllarda bir makalemde, Divle ile ilgisi olmayan tonlarca peynirin piyasada Divle obruk peyniri olarak satışa sunulduğunu belirtmiştim. Divle’nin şöhretinin gölgelenmemesi ve üreticinin kazancının devamı için standart zorunluluğu yıllardır dillendirilir.

KOP İdaresi, AK Parti iktidarının Türkiye’ye kazandırdığı en nitelikli, en aktif, en yararlı, en sonuç alıcı kurumudur. KOP İdaresinin tek kusuru kendisini tanıtamamasıdır. Yaptığı güzel işlerin, yatırımların farkında olmaması ya da sonuçlarını takip etmemesidir. KOP İdaresinin gerçekleştirdiği veya kaynak aktardığı işleri bir bir sıralamak bile günleri alır. KOP İdaresinin her yaptığı işi takdir eden biri olarak, bu hafta başında öğrendiğim bir haber kadar hiçbirine sevinmedim desem yeridir.

KOP Tarım ve Kırsal Kalkınma Koordinatörlüğü, “Divle Obruk Peyniri ile Yöremiz Kalkınıyor Projesi” başlatmış. Proje yeni değil, 5 yıldır adım adım ilerliyor. Görünen o ki sona gelinmiş. KOP İdaresinin verilerine göre, kırsal bir bölgede yer alan Ayrancı ilçesi ve köylerinde hayvancılık etkin bir şekilde yapılmaktadır. Toplamda ilçe ve köylerinde 250 bin küçükbaş hayvan varlığı söz konusudur. Bu hayvanların yaklaşık yüzde 70’i yaylalara yakın köylerdedir.

KOP Bölge Kalkınma İdaresi, 2016, 2017 ve 2020 yıllarında “Yaylamda Daha Mutluyum”, “Genç Üreticiler KOP ile Geleceğe Umutla Bakıyor” ve “Ayrancı’da KOP ile Küçükbaş Hayvancılık Gelişiyor” projelerini uygulamaya koymuş. Özellikle küçükbaş hayvancılığın yoğun olarak uygulandığı köylerde hayvan ve insan refahını artırmaya yönelik projeleri desteklemiş. Neler var, neler… Ben ilk kez duyuyorum. Çobanlara karavan dağıtılmış desem inanır mısınız? Pandemiyle birlikte birçok kişinin kalabalıktan uzaklaşıp sakin bir yere gitmesine imkân sağlayan karavanlar, birkaç yıl önce yaylara çıkarılmış ve KOP İdaresi tarafından çobanlara verilmiş. Öyle şirinler ki, her biri tasarım harikası… Karavanlardan başka portatif çadır ağıllar, hayvan gölgelikleri ve temiz içme suyu sağlayan sıvatlar için de destek olunmuş, projeler desteklenmiş. Bu projelerle yıllardır yayla hayvancılığı yapan ve geçimini bu yoldan sağlayan üreticilerin hayat standartlarını yukarı taşımak ve gelir seviyelerini artırmak hedeflenmiş. Ne yazık ki, bir çobanın ailesiyle bu karavanda geçirdiği bir günün birkaç dakikalık belgeselini çekmeyi bile akıl edememiş bir idare… Kepenekten karavan’a, susuzluktan su tanklarına, derme çatma ağıllardan portatif çadırlara her yeniliği yaylalara kadar götür, bunları halka duyurmayı becereme… Vah, vah, vah!

Koyun peyniri üretiminin belirli bir standarta getirilmesi için 2018 yılında “KOP ile Kadın Eli Üretime Değiyor, Sütümüz Değer Kazanıyor” projesi desteklenmiş. Proje ile yayla hayvancılığı yapılan köylerden biri olan Berendi’de dokuz üreticiye, Türkiye’de bir ilk olan ve yaylalarda hijyenik üretim yapılmasını sağlayan “Mobil Mandıralar” kurulmuş ve üreticilere “işletme belgesi” verilmiş.

Böylece hem kültürel miras olan Divle obruk peyniri üretim kültürünün yaşatılması hem de sütlerinin doğal ve aynı zamanda sağlıklı bir şekilde peynire dönüştürülmesi sağlanmış. Proje ile örgütlenme, markalaşma ve ürünlerin değerinde pazarlanması imkânı oluşturulmuş. Aynı zamanda küçük alile işletmeleri desteklenerek istihdama da önemli katkıda bulunulmuş.

KOP İdaresi, Divle obruk peyniri için bir kez daha kesenin ağzını açmış. “Divle Obruk Peyniri ile Yöremiz Kalkınıyor Projesi” kapsamında Divle köyünde mevcut Tarımsal-Kalkınma Kooperatifinin işletmesine sunulmak üzere 10 ton/gün kapasiteli mandıra kuruluyor. Böylece Divle obruk peyniri üretimi ve pazarlaması daha sağlıklı ve emin ellerle yaptırılacak. KOP İdaresi, yörede üretilen obruk peynirinin belli bir standarta kavuşturularak, sürdürülebilir üretimin yapılması ve değerinde pazarlanmasını amaçlayan proje için toplam bir milyon 640 bin lira ödenek tahsis etmiş.

Peynir severlere müjde! Üreticiye her destek, özellikle altyapı desteği peynirde kaliteyi ve temizliği beraberinde getirecektir. Divle peyniri adı altında satış yapan sahtekarların tuzağına düşmeden gerçek Divle’ye ulaşma imkânı inşallah doğacaktır. KOP İdaresi bir süre sonra obruk için de bilimsel bir çalışma yapacaktır. Obruk konusu üreticiler ve yerel yöneticilerin de katılacağı bir toplantı ile masaya yatırılıp, uzmanların görüşü doğrultusunda yeniden değerlendirilmelidir.

Divle obruk peyniri daha çok Ereğli ve Konya merkezli satıldığı için peynir severlerin büyük bölümü tarafından Konya obruk peyniri olarak adlandırılmaktadır. Karaman, Divle peynirine sahip çıkmayı, Divle’yi Karaman’ın bir köyü olarak tanıtmayı ihmal etmemelidir. Karaman’da çok lezzetli tulum peyniri satan esnaf vardır. Gerçek Divle peyniri de bulundursalar iyi olmaz mı?