Bir şehrin bir yüzü yoktur. Şehirler birikimlerine, tarihi ve kültürel zenginliklerine, insan kaynağının potansiyeline, sermayesinin gücüne ve üretim çarklarının hızına göre değişik kimlik ve yüze sahiptirler.
Şehirlerin çok yüzlü oluşu, birikimli ve derinlikli insana benzetilebilir. Şehrin farklı yüzlerinden biri, sermayenin kendini büyütüp üretim ve istihdama kapı araladığı halidir. Bu yüzü, ya iş insanı temsil eder ya da bir marka haline dönüşen iş yerleri.
Karaman’ın bu yüzü çeşitli, renkli ve ilginçtir. Bu yüzü temsil eden her iş insanı, aile, ortaklık veya işletmenin Karaman’a bakışı ve katkısı, ortak yönleri çok olmakla birlikte, farklılıklar gösterir.
Ben bu yazımda Karaman’ın aydınlık ve parıltılı yüzü olarak gördüğüm Saray’ın patronunu anlatacağım. Türkiye’de “Saray” kavramı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile yeniden hayat bulan kelime oldu. Üstelik “Saray” sözcüğü savurganlık ve demokratik çizgiden sapmayı içinde taşıyan olumsuzluk içeren karşıt söylem olarak yaygınlaştı.
Karaman’ın Saray’ı ise, bir küçük şekerci dükkanından dünyaya uzanan bir başarının öyküsü olarak, külliyenin inşasından kırk yıl önce marka olarak tescillenerek kayıtlara geçti. Durhasan’ın Kâmil’in gıda ticaretine başladığı yıl dikkate alındığında ise 60 yıl. Dile kolay, tam üç kuşak.
Saray Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sami Özdağ, bir Karaman sevdalısı. Sayın Özdağ, iş insanı ve üç erkek çocuğunun babası olmaktan başka, toplumsal sorunlara duyarlılıkla yaklaşan, sosyal faaliyetlere katılmaktan mutlu olan, sivil toplum örgütlerinde aktif görev alan biridir.
Çok yönlüdür, prensiplidir, disiplinlidir, idealisttir, cömerttir ve duygusaldır. Müzik dinler, kitap okur, şiir yazar, resim yapar, fotoğraf çeker, seyahat eder, deneme türünde yazılar kaleme alır, tablo, tesbih ve saat koleksiyonu yapar. Hobileri çoktur ve sportmendir. Bimediğim başka hünerleri varsa o yüzden yazmamışımdır, o da benim kusurumdur.
Bu özellikleri Sami Beyin iç dünyasının dışarıya yansıyan yanlarıdır. Sami Özdağ’ı tüm bunlardan soyutlayıp tanımlamak gerekirse, “Allah, devlet, millet, Karaman ve Yunus Emre aşığı” bir kimlik ortaya çıkar. Yunus Emre ve Türkçe yılı kapsamında düzenlenmesini önerdiğim “Yunus Emre Vefa Ödülleri” için isimler yazarken, hayali listemin ilk sırasında yer alanlardan biri Sami Özdağ oldu.
Yunus Emre Vefa Ödülleri için Sami Özdağ’ı önerme gerekçem, Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre’yi Anma Törenleri’ne yıllar boyunca verdikleri maddi ve manevi katkıları, yıllar önce Yunus Emre şiirlerini iki kaset halinde hazırlatıp binlerce kişiye ulaştırmaları, “Karaman Tarihi ve Kültürü” adlı 7 ciltlik külliyatı bastırıp dağıttırmaları, sözlerini kendisinin yazıp müziğini Özkan Turgay’ın yaptığı Hicaz makamındaki (Türk Halk Müziğine göre Garip Ayağı) “Karaman Türküsü”nü doğup büyüdüğü şehrine hediye etmeleridir. Karaman Türküleri CD’si ve güftesi yine Sami Özdağ’a ait Çarşı Yangını ağıdını da ayrıca belirtmek gerekir.
Sami Özdağ’ın, Saray Bisküvi A.Ş. ve SE-KA-SAR Sosyal Hizmet Vakfı adına Karaman’a sosyal ve kültürel katkıları devam edecektir.
KARAMAN TÜRKÜSÜ
Güzelliğine insanlığına dayanamam
Büyük Mevlana’yı kucaklayan Karaman
Mevlana’ya kurban olam
Türkmen Bey’i Karamanoğluna olsun selam
Yunus Emre Efendi’nin yurdu bu Toprak
İnsanlığa yüzyıllarca açmıştır kucak
Atatürk’ü Edebali’yi Piri Reis’i yetiştirdi
Karamanlı dünyaya kültürüyle erişt
Beyaz kadere aman, Karaman yazalım
Yüreği ak insan Karaman’da var olan
Oğuzlardan Oba’ya Yiğitlerden Karaman’a
Hizmet vermiş dünyaya Örnek insanlığa
Durmamış çalışılmış o günden bu güne
Başarıya çalışılmış Karaman topraklarında
Evliyalar yiğitler yurdu Karaman
Tarihi ile kültürü ile Karamanlı Ak adam
Kucak açmış insanlığa binlerce yıl
Yaradanım bu toprakları bereketli kıl
Beyaz kadere aman, Karaman yazalım
Yüreği ak insan Karaman’da var olan
Özdağ, DEİK Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Üyeliği, Moritanya İstanbul Fahri Konsolosluğu, SE-KA-SAR Vakfı Mütevelli Başkanlığı gibi ulusal ve uluslararası görevler üstlenmiştir. KAREV kurucu üyelerindendir. Geçmişte ve halen sosyal faaliyette bulunduğu, desteklediği kuruluşları buraya yazmaya kalkarsam, bundan sonra anlatacaklarıma yer kalmaz.
Saray Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sami Özdağ imza attığı sosyal sorumluluk projeleri ile 10 Temmuz 2008 tarihinde TBMM tarafından “ Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Milletine uluslararası düzeyde üstün hizmetlerinden, Türkiye’nin tanıtımına katkı sağlamasından, halkın refahı, eğitimi, mutluluğu ve sosyal gelişimi için yararlı hizmetlerde bulunmasından dolayı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanınca “ TBMM Üstün Hizmet Madalyası ve Beratı “ ile ödüllendirilmiştir.
Sami Özdağ, rahmetli Yılmaz Babaoğlu gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin en yüce kurumundan, halkın temsilcilerinden oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından takdir edilmiş değerimizdir. Karaman, “TBMM Üstün Hizmet Madalyası ve Beratı” ile onurlandırılmış iki güzel ve değerli insanı bağrında yetiştirip büyütmüştür. Zannedilmesin ki bu onur, birilerinin aracılığıyla lütfedilen ikramdır. Onlar bu ödülü emekleriyle ve şerefleriyle almışlardır. Bu onurlu ödül, anaların ak sütü gibi helaldir.
Sayın Özdağ, Yunus Emre ve Türkçe yılı için önerileri alınması gereken kişilerden biridir. Onun ilginç düşünceleri ve uygulanabilir projeleri vardır. Düşüncelerinden, projelerinden ve birikiminden yararlanılması Karaman için hayırlı olur. Ayrıca desteklemek isteyeceği projeler olabilir.
Burada parantez açıp başka bir kulvara gireceğim. Sami Beye bir sır vereceğim. “Karaman’da bir sanatçı var, çok yönlü, gayretli, marifetli, heyecanlı ve Karaman aşığı. On parmağında on marifeti olan bu genç, sizin ruh ikiziniz. Şair kalpli, hassas, şehir sevdalısı. Sizin gibi.”
Adı, Ferdi Şah ve ben uzaktan tanıyorum. Kendisini değil, işlerini tanıyorum. Ferdi Şah’ı gönül rahatlığıyla takdim etme cesaretim “İştir kişinin ayinesi, lafa bakılmaz” kelamı kibar gereğidir. Yaptıkları güzel işleri izleme imkanım oldu. Karaman için çırpınışlarının feryadını işittim. Sizin ruh ikiziniz olduğunu düşündüğüm kişidir Ferdi Şah. Soyadına bakıp da kendisi hakkında yargıda bulunmayın. O, henüz hırka bile edinememiş bir derviş. Adı gibi, yalnız ama güzel işler kotaran bir Karaman evladı.
Ferdi Şah, adeta proje üretim merkezi. Projelerinin tümünde Karaman başrolde. Fikir gani, imkan sıfır. Mehmet Akif’in Seyfi Babası gibi; “Ya hamiyyetsiz olaydım, ya param olsa idi!”
Ferdi Şah kardeşim hem hamiyyetli hem karakterli. Hem becerikli hem umutlu. İmkan sağlansa bir Karaman filmi çekimine hemen hazır. Birbirlerini henüz tanımayan ruh ikizleri inşallah kısa zamanda buluşur. Biz de mekanı Karaman olan bir filmin seyircisi olarak ekran karşısında konuşlanırız.
Bu yazının hediyesi, sözleri Sami Özdağ’a ait “Karaman Türküsü” ve Ferdi Şah’ın son klibi olsun.
Ahmet Tek