Karaman Belediyesi’ne ilişkin uzun süredir yazı yazmıyordum. Yazmak niyetinde de değildim. Prof. Dr. İdris Nebi Uysal Hocamdan, Karaman Belediyesi’nin destekleri ile Yunus Emre yılı münasebetiyle “Türk Şiirinde Yunus Emre” adlı bir kitap hazırlayacakları müjdesini alınca çok mutlu olmuştum.
“Bizim Yunus’un Neferleri” başlıklı, 1 Şubat’ta karamandan.com’da yayınlanan yazımda, Sayın Uysal’ı kutlamış, belediyeye de böyle güzel bir işe vesile oldukları için teşekkür etmiştim. Yine hocamın “2021 Yılı İçin Hatırlatma ve Birkaç Öneri” başlıklı, umut dolu yazısında Karaman Belediyesi’nin dikkat çeken güzel faaliyetlere başladığını ve “kapsamlı bir dosya” hazırladığını okuyunca sevincim katmerlendi.
Prof. Dr. Uysal, basına düşen haberlerden, Karaman’da da kurumların Yunus Emre ve Türkçe Yılı için birtakım çabaların içine girdiğinin anlaşıldığına vurgu yaparak şunları yazmış:
“Vali Sayın Mehmet Alpaslan Işık’ın riyasetinde yapılan toplantıların mahiyeti hakkında bildiklerimiz, basın açıklamasına yansıyanlar kadar. Yunus/Türkçe sevdalısı ve araştırmacısı olarak çantada nelerin bulunduğunu hayli merak ettiğimi söylemem gerek. İlimizde senelerden beri Yunus Emre ve Türkçe konularında etkinliklerin merkezi durumunda olan Belediye’nin kapsamlı bir dosya hazırladığını yakinen biliyorum. Nitekim yeni yılla birlikte bunun ilk örnekleri kendini gösterdi. Şehrin muhtelif noktalarındaki ilan tahtalarına (billboard) ve otobüslere yazılan Yunus mısraları, bu hareketliliğin günbegün artacağını gösteriyor.”Vizontele’nin Deli Emin’i
Vizontele filminde, Yılmaz Erdoğan’ın canlandırdığı karakter Deli Emin’in “…benim aklıma gelmişti” dediği gibi olacak ama gerçekten öyle. Ana güzergâhlara ledli kayan yazı panoları konulmasını ve bu panolarla ilan tahtalarına Yunus Emre dizeleri ile her gün bir Türkçe kelime seçilerek, bu kelimenin yabancı dillerden karşılıklarının kullanılmamasına dikkat çeken ifadeler yazılması, önerilerim arasındaydı.
Belediye haberlerini, daha doğrusu belediyenin faaliyetlerine ilişkin duyuruları, takip ettiğim yerel basındaki yazılardan okuyorum. Bu haberler belediyenin internet sitesindeki basın bültenlerinden hazırlanıyor. Hiçbiri gazete ya da internet sitelerinin kendi emeğiyle hazırlanmış haberler değil. Bu sitelerin bir bölümü ya haberi bilmiyor ya da haber yapma gibi dertleri yok. Maalesef öyle. Belediye haberleri ile belediyeden haberler başka başka şeydir, birbirinden farklıdır.
Belediyenin İnternet Sitesi
Belediyenin resmi web sitesine “Yunus Emre ve Türk Dili” hakkında bir yazı bulabilir miyim umuduyla baktım. (Web sitesinin gözden geçirilmesi ve yenilenmesi gerektiği görüşündeyim. Bu da nereden çıktı diyenlere, Yunus Emre’ye en çok sahip çıkan Eskişehir Odunpazarı veya Niğde Belediyesi’nin sitelerine bakmalarını öneririm.)
Belediyenin web sitesinin “Haberler” bölümünde Yunus da, Türk dili de yoktu. Sitede, belediye çalışmalarından farklı olarak, Başkan Savaş Kalaycı’nın “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü”nü kutlayan mesajını gördüm.
Asalet-Vekâlet Meselesi
Belediyenin Kültür Müdürlüğü’ne ait ayrı bir portalı olabileceği ihtimaliyle internette arama yaptım. Bulamadım. Yeniden belediyenin sitesine girdim, “Kurumsal” yazan bölüme baktım. Buradan “Birim Müdürleri” başlığını açtım. Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü var. Sitede fotoğrafı olmayan tek kişinin, Kültür ve Sosyal İşler Müdürü olması, daha doğrusu bu makama vekâlet eden kişi olması dikkatimi çekti. “Acaba kadın olduğu için mi, yoksa vekil olduğu için mi fotoğrafına yer verilmemiş?” diye meraklanırken, müdürlüklerin büyük bölümünün vekâletle yürütüldüğünü fark ettim.
Karaman Belediyesi’nde 25 birim müdürü bulunuyor ve bunların 17’si görevlerini vekâletle sürdürüyor. Asaleten görevde olan birim müdürü sayısı sekiz (8), yani üçte bir.
Yıllar öncesini hatırladım; Ahmet Necdet Sezer cumhurbaşkanı, Recep Tayyip Erdoğan başbakan… Cumhurbaşkanı Sezer’in, Başbakan Erdoğan’ın atadığı hiç kimseyi uygun bulmadığı, şerh düşmeye bile gerek görmeksizin kararnameleri iade ettiği günler…
Bu durum Türkiye’de vekâlet dönemine sebep olmuştu. TRT Genel Müdürlüğü başta olmak üzere, dev kuruluşların büyük bölümü vekillere emanet edilmişti.
Belediyedeki birim müdürlerinin asaleten atanmamaları için bir mücbir sebep olabilir mi? Az buz değil, yerel seçim yapılalı üç yılın dolmasına 45 gün var. Çoğu gitti, azı kaldı. Karaman Belediyesi’ndeki vekâlet yöntemi, bir zorunluluktan da olabilir, yönetimin tercihinden de…
Bana Ne Ya!
Karaman’da bu konuda ne yazı okudum, ne yakınma duydum. Galiba Karaman’ın umurunda değil ya da Karaman’da bu konular önemsenmiyor. “Karaman’ın dert etmediği şeyden bana ne” diyerek, şimdilik nokta koyalım.
Karaman Belediyesi’nin, “Yunus Emre ve Türk Dili” için güzel şeyler yapacağından kuşkum yok. Yerel yönetimsiz bir etkinlik, bir ayağı eksik masa gibidir, sallanır. Karaman’ın Yunus ve Türkçe seferberliğinde, belediye kadrosuyla, imkanlarıyla ve geçmişteki tecrübesiyle ön safta yer alacaktır. Bekleyelim ve sürprizlere hazır olalım.
İMARET’i Kim Kapattı?
Belediyenin web sitesinde Mayıs 2017 tarihli “İmaret” dergisini görünce hüzünlendim. Karaman’ın “yüzüne ve içeriğine bakılır” tek şehir dergisiydi. Karaman’ın değerli kalem erbabını, gıyaben “İmaret” sayesinde tanımıştım. Demek ki, “İmaret” hasretimiz dördüncü yılına girmiş.
Bir şehir dergisi bile çıkaramayan Karaman! Yazık, çok yazık. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan değil miydi “Kültür ve sanatta istediğimiz noktaya gelemedik” diyen? 300 bin nüfuslu bir ilde, şifa niyetine bir tane bile kültür ve sanat dergisi çıkmıyorsa, hangi sanattan hangi kültürden bahis açacağız? Elbette meydan trollere kalır, Türkçe yazım kurallarından habersiz kişilere kalır, okuduğunu anlamayan, anlamadığını yazmaya cesaret eden (!) feysçilere kalır. Cemil Meriç’i anmadan geçmeyelim: “Dergiler hür tefekkürün kaleleridir.”
Gazeteciliğin “G”si ve Sosyal Medya
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Ödülleri törenindeki konuşmasında şunları söylemişti:
“Beklediğimiz o sanatçı, slogan atarak kendini göstermeye çalışmayacak, başarıları ile dünyanın en muhteşem salonlarında ayakta alkışlanacak. Beklediğimiz o sanatçı, marifetini sosyal medya hesabından savurduğu siyasi polemiklerle değil, kanatlanıp uçurduğu kanadıyla gösterecektir. Her neredeyseniz, siz ey gönül eri sanatçıları, bilin ki bu millet estetik manada küllerinden dirilmek, yitik hazinesine yeniden kavuşmak için sizi bekliyor.”
“Türk Dili’nin Başkenti” olduğunu ileri süren bir şehrin uzun soluklu bir dergisi bile yoksa, kamuoyu habercilik yaptıklarını sanan ve birçoğu gazeteciliğin “g”sinden habersiz kişilerin sahipliğindeki sitelere mahkumsa, 200-250 kelimelik dağarcığıyla köşe yazarlığı yaptığına inananlar varsa, Cumhurbaşkanı Erdoğan, üç ayda bir kültür ve sanattaki yetersizlikten yakınmaya devam edecektir. Temel fizik kanunudur; doğa boşluk kaldırmaz.
Ahmet Tek