Bir çaresizlik, bir öfke, bir felaket, bir acı veya duygusal yıkım karşısında kullandığımız kalıplaşmış bir cümlemiz var: Sözün bittiği yer.
Vali Mehmet Fatih Çiçekli’nin Ardahan’a atanması, Ak Parti Karaman il ve ilçe yöneticileri için sadece sürpriz değil, aynı zamanda sözün bittiği yer oldu.
Bir vali gider, bir vali gelir. Mesele bu kadar basit olmasa gerek. Sayın Çiçekli’nin gidişi, basit bir olay değil, Karaman için sürpriz oldu.
AK Parti il başkanı ile valiye destek veren AK Parti milletvekili suspus. Hatta şoke olmuş durumdalar.
Vali Mehmet Fatih Çiçekli’nin yanında görmeye alıştığımız il başkanı ve ekibinin ruh halini tahmin edebiliyor musunuz? Yerel seçimlerde belediye başkanı adayı gösterdikleri Mevlüt Akgün’ün aldığı ve AK Parti için hezimet olan yüzde 24’lük oy oranından sonra yaşadıkları travmayı onlar unutmuş olsalar da benim gibi unutmayanlar da var. (Geçtiğimiz günlerde AK Parti İl Başkanı Murat Öztürk 40 Bin üyesinin olduğunu açıkladı ama seçimde 24 bin oy alabilmişti.)
Ak Parti’de bir kırılma olduğunu görmemek için yoğun bakımda olmak gerekir. İki milletvekili, iki ayrı uçta. Seçim döneminde de aynı sahne yaşanmıştı. “Kim haklı kim haksız” sorusu Karamanlıyı ilgilendirmez. Bunlar dedikoduyu çoğaltır, partiyi ve kişileri yıpratır. AK Parti’de bir kırılma var ve bu artık iyice belirginleşti. Bir dönem Ak Parti yönetiminde bulunanlar da mevcut yönetime uzak.
Benim beklentim, mevcut AK Parti yönetiminin istifasıdır. AK Parti’nin Karaman’da yeniden ayağa kalkması isteniyorsa kanımca atılacak ilk adım bu olmalı. Yenilgi üstüne yenilgi, moral yok ki yarım kalmış işleri takip etsinler.
Vali Çiçekli hakkında Karaman halkı ikiye hatta üçe bölünmüş gibiydi. Bir bölüm vatandaş, şefkate öyle muhtaçmış ki, Vali Çiçekli’nin halkla yakın temasından havalara uçtu. Bu kesim, Valiyi gerçekten sevdi. Özellikle çocuklar, anneler ve yaşlılar.
Bundan birileri ise çok rahatsız oldu. Çünkü o rol artık başka birindeydi. Vali Çiçekli’nin profesyonel ekibiyle amatörler nasıl baş etsindi?
Bir grup daha vardı ki, Vali Çiçekli’nin adeta bir bakan korteji gibi kalabalık bir ekiple yaptığı gezilerden, şehir içi ziyaretlerden rahatsızdı. Protokol çok abartılıydı. Karaman böylesini yeni görüyordu.
Vali Çiçekli hiperaktifti, heyecanlıydı, görmeye alışık olmadığımız bir yöneticiydi. Kültürel donanımı vardı, birikimliydi. Güzel laf etmesini biliyordu. Şık giyiniyor, sportif kişiliğini sergilemekten geri kalmıyordu. Pazar günleri düzenlenen bisiklet turları Karaman için olağanüstüydü. Ev, esnaf ve köy ziyaretleri, etkinliklere katılımı, düğün ve cenazelerde bulunması takdir topladı.
Vali Çiçekli, geldiği günden itibaren Karaman’ı çok benimsedi. Karaman yemeklerine, Yunus Emre’ye, Dil Bayramı’na, Aktekke’ye, Hatuniye’ye, Kale’ye hayranlığını anlata anlata bitiremedi. Özel konuklarına Karaman yemekleri ikram etti.
- Vali Çiçekli’nin gurur duyacağı işlerden biri uzun yıllardan sonra Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre’yi Anma Programını yeniden coşkulu hale getirmesi oldu. Onlarca etkinlik, yüzlerce konuk. 8 bin 500 öğrencinin katılımıyla “Yürüyen Sözlük” etkinliği gerçekleştirildi. Guinness Rekorlar Kitabı’na girecek bir etkinlikti. Karaman bir daha öyle törenleri zor görür.
Gödet Barajını kapsayacak şekilde, Türkiye’nin en büyük millet bahçesi projesi de Vali Çiçekli’nin Karaman’a en büyük mirası olacak. Projeyi Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığı üstlendi. Takibi yapılırsa atıl kalmaz.
alt=”Karaman’a Neler Oluyor?”>
Vali Çiçekli’nin eksilerini belirtmek gerekirse:
- Öncelikle bireysel davrandı. İl müdürlerinin isimleri gündeme bile gelmedi. İl müdürlüklerinin faaliyetlerinden hiç haberimiz olmadı. Geçen yılın son aylarında çevre yolu vb. bazı durmuş yatırımlar hatırlatılmasaydı, Karaman’ı iyice unutmuştuk.
- Teşekkürü sakındı, plaket vermekten kaçındı. Birkaç örnek vereceğim. Karadağ’ın yılkı atları yazın susuz kaldı. Osman Yurtsever adlı bir yiğit, yaz tatilini dünya cenneti kabul edilen tatil yörelerinde geçirme imkânı varken, Karadağ’ı mesken tuttu. Yılkı atlarının susuz kalmaması için çalıştı. Yalakları, sarnıcı, su yollarını onarttı, tankerlerle dağa su taşıttı, çevre temizliği yaptırdı. Bir yaz mevsimini ayırdı. Bir teşekkür, bir plaket hak etmedi mi?
Yine üç çocuğa koruyucu aile olan Ergün çifti, yıllardır çevre temizliği için çaba gösteren ve “TertemizKaraman70” platformunu kuran Doç. Dr. Ali Sevilmiş, Gazi Kültür’e damgasını vurmuş Ali Yağcı unutulmamalıydı.
- Keşke Karaman mutfağı faaliyete geçirilseydi, su krizi İl Sağlık Müdürüne havale edilmeseydi, yerel basına, gerçek gazetecilere yakın durulsaydı, söz verdiğiniz Danışma Kurulu oluşturulsaydı, Kültür Sokağı projesine ağırlık verilseydi, sürekli yapacağız dediğiniz eski konaklar restore edilseydi, Organize Sanayi’ye ziyaretler unutulmasaydı. Keşkeler çok.
- Traktör sürmek, biçerdöverle buğday hasat etmek, bahçede elma toplamak, kar küremek hoş görüntülerdi. Ancak, bunlar hem üreticinin derdine derman olmadı hem tüketicinin ucuz ürüne ulaşmasına yararı… Sosyal medyada beğeni toplayan görüntüler ne yazık ki şehrin gerçek sorunlarını örtmeye yetmiyor.
Valilerin vedalaşmalarının teamülü olduğunu sanırdım. Başsavcılık başta olmak üzere bazı yöneticilere veda ziyaretleri yapılırdı. Bu yapılmadı.
Valilikte düzenlenen uğurlamada ise, şehrin önemli isimleri yoktu. Örneğin belediyeden kimseyi göremedim. Sivil toplum örgütlerinden sadece Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Selahattin Pekoğlu vardı. Ziraat Odası, Sanayi Odası, Ticaret Odası, Ticaret Borsası başkanları başta olmak üzere, Çiçekli’ye hoş geldiniz ziyaretinde bulunan diğer oda başkanlarını, dernek temsilcilerini, STK yöneticilerini, iş insanlarını da göremedim. Ak Parti’nin bir milletvekili ise hiç ortalarda yoktu.
AK Parti’nin ağır abilerinden İbrahim Ermut’un, Valilik’te uğurlamada söylediği sözleri kimse hafife almasın. İbrahim Abi, sözünü sakınmadı, lafını mertçe ortaya söyledi. Kıvırmadı, eğip bükmedi. Çok üzgün olduğu belliydi. Mesajı artık kim nasıl anlarsa anlasın!
Uğurlamada, Vali Çiçekli’yi gerçekten seven, onun samimiyetine inanan insanlar vardı. Ben en az 7-8 bin kişi toplanır diye tahmin ediyordum. Maalesef hayal kırıklığı yaşadım. Her beklenti hayal kırıklığı yaratır. Yine de Karaman’da bir ilk olması açısından çok anlamlıydı.
Yıllar önce Kastamonu’da vatandaşlar, valimizi isteriz diyerek yollara düşmüş, (Rahmetli Kamil Demircioğlu olarak hatırlıyorum), bu tepkiler üzerine vali yeniden Kastamonu’ya atanmıştı.
En sevindiğim şey, bu tür ortamları sabırsızlıkla bekleyen trol ordusunun, bu kez inlerinden çıkmamaları oldu. Bireysel trollerin salvoları boşta kaldı. Galiba Vali Çiçekli’nin ardından köşe yazısı yazan kimse olmadı.
Biliyorum, biz eleştiri kültüründen yoksunuz. Bu durum mükemmel olduğumuzdan değil. Sebebi çeşitlidir. Bu yazı benim kişisel gözlemlerimdir. Sayın Çiçekli’yi öveceğim ya da keşke diye ilave edeceğim onlarca konu var. Bir köşe yazısına bunlar bile fazla olmuştur.
Vali Mehmet Fatih Çiçekli’nin bana anlattığı bir hamal olayı var ki, Türk insanının sevdiği kişiye canını feda edeceğinin örneğidir. Bir Türkiye gerçeğidir. Toplumsal tespittir. Bir gün yayımlanırsa, öykülerim arasında yer alacaktır.
Makamlar tatlıdır, keyiflidir. Ama geçicidir. Fani dünyada kalıcı olan ne var ki?
Vali Mehmet Fatih Çiçekli’ye yeni atandığı ilde başarılar diler, Vali Hayrettin Çiçek’e hoş geldiniz derim. Allah yar ve yardımcıları olsun.
Ahmet Tek